Sabaha Karşı Kadınyarında Bir Köşede Kendimden Geçerim
Bilirim sen şimdi bu şiiri beklersin,
gecenin şu ilerleyen saatlerinde..
üzerine açık renkli eşofmanlarını giymiş,
fermuarları ak gerdanında duracak şekilde ayarlamış,
saçlarını açık duran pencerenden rüzgarın yoluna salıvermiş,
radyoda çıkan parçalara eşlik ederek,
ağzında zıkkım olasıca sigaran,
büyük fincandaki kaçak çayını yudumlayarak,
önünde zift olmuş leş gibi kokan kültabağına burnunu sokarak,
ellerini başının üzerine koyup,
için için eriyerek,
benden bir ses bir nefes beklemektesin...
Lakin bu kezde boşuna beklemektesin !
Bilirim, bilirsin !
ben bu saatlerde kafamda sana dair şiirler yazarken,
yıllardır;
Verdiğin bir tutam saçı öpüp koklar,
sigaramı, rüzgara karşı değil sana karşı tüttürür,
boğma rakının dibine hayalini çizerek,
hergece;
Seni içer,
sabaha karşı Kadınyarında bir köşede kendimden geçerdim.
Bak sana ne diyeceğim adı sevgili olan sevgili..!
Ben, Ben..!
Senin haberin yok iken !
Her zaman;
senin adını ve gözlerini,
parmaklarım ile,santim santim,
gökyüzüne yakamozların sahile vuran ışıltısında,
göz alıcı neon ışıklarının altında,
ayışığını söndürmek istercesine çizerken,
nedense bu kez;
yıllar sonra senin için,
kağıt kalem kullanmak istedim.
Ama;
Kör talihmi dersin, yoksa salihmi ne dersen de bilemem !
ne gariptir ki ?
kağıtlar ellerimden uçup !
suya düşerek yan yatıp karaya vurdular !
kullanılmaz hale geldiler !
Tıpkı benim gibi !
Tıpkı bizim gibi !
tıpkı aşkımız gibi,
Kafamın içindekiler sıraya girip,
kala kala onamı kaldın yazık dediler aklımı çeldiler !
Sana nasıl yandığımı,
ne onlar,
ne bunlar,
nede şunlar,
bilemediler.
Bu saatten sonra da asla !
vede ;
asla !
ne sen ne de yakamozlar bu yalnızlığımı,
bu karaya vuruşumu,
bilemiyecekler sevgilim...
kadınyarı: Antalya Konyaaltında iki kaya arası bir yer..
Çobandan sevgiler...