Sabr_ı Mahşer
_ bu aşkın esareti mahşer günü son bulur elbet;
siyah incim gel o güne kadar sabret._
ibrahimin ateşinde sevdamız
karınca misali su taşımakta ellerimiz
bu kaçıncı darbe ahh sevdiğim bu kaçıncı ihtilal
bilirsin daha önce bu aşkın tüm kitaplarını yaktılar
her harfini yeniden dirilttik inatla
nakış gibi işleyerek yazdık tekrar
bu kez bizi fravun zulmüne attılar
ve kalp odalarımız oldu tarumar
aşk boyudur yolculuğumuz
labirentten karışık
ekvatordan uzundur yolumuz
bilmem ki bu yola bizi neden saldılar
mahşer deyip durur dilimiz
ölümü öldüren Rab
bizide buluşturur biliriz
bizde _ecek zamanları bekleyenlerdeniz
şimdilik yusufun sabrı düşer bize
ihanete uğrayıp kuyuya düşsekte
o gün gelir hesap görülür elbet
gel inci tanem mahşere kadar sabret