Sakın Sevme
ayaklarımın altından akan asfalt
zifiri karanlık bir gece
mum ışığında bir sevda; kendimce
annemin şefkat tokadı gibi
ekşi bir siluet dilimde
yokluğunun müddeti
ihtiyarlamış bir saat ibresi
çakmağımdan çakan aşka
karşılık olsun diye tutuşmuş
tütüne sardığım asılsız yüreğim
ve tüm bunlara tahammül doruğunda bir cümle
"sakın beni sevme..."
biliyorum güzelsin
ki ne anlatabilirim bu ben kendimce
belki bir kaç gram hislerimce
seni anlatmak demek sen demek
ki resim çizmek gerek
kelimelerle siluetine benzemek
ve hiçbir ressam yok ki
seni değil,
bendeki seni çizebilecek
ama bilesin;
hiç kimse umursamaz
şairin kime yazdığını şiiri
herkes okur
kendi sevdiğine bu şiiri
yani sen nesin, kimsin
ne önemsin
kimse bilmez seni,
bilmek istemez belki
evet beni sen şair eyledin
ama ne önem ki bahçıvan
önemli olan, güldür gönülde kalan
ki bu beton kentte
her yer sahte bahçıvan
ellere kalan, güller sahte
gönüller de...
aslında bu zamanda
yangındır herkes kendi kıvamında
dönüp baktığın zaman
küldür herkesin ardına kalan
ve yalandır her şiir biraz
küllerinden doğmak
saydam hayallerden kalan
en büyük yalan
evcilik sevdalara karnım tok
biraz varsın biraz yok
bundan gayri siluetinedir şiirlerim
hiç sormadın mı niçin özelsin
ve sakın beni sevme
çünkü sen böyle güzelsin
destina