Saklı
Uzayıp gidiyor saatler, günler;
Evvela bir dün kararıyor pervazda,
Keşkeler uçuyor birbiri ardına ayazda,
Suskun geçen dakikalarım var taze taze
Az önceki satırlarımdan da önce,
Ve birçok mısra; karaladığım.
Tam şimdi
Şarkı sustu.
Bir yanım hep saklı bir yanıma
Bir türlü çıkartamadığım gölgeler;
Bir yanımın,
-ki bir yanımın içinde.
Karşıdan bir yerden bakıyor bana işte.
Aslında hikaye yazmak istiyorum
Belki roman.
Bir iki satır oynatıyorum kalemi,
Sonra duraksıyorum,
Acaba diyorum: hangi gölgem yazmam gerektiğini söyleyen?
Ya diğeri ne der diye düşünüyorum, duymaya çalışıyorum;
"Sessizlik makam bilmiyor*" anlayamıyorum.
Ve onun büyük aşkı; Anroozha
Çalmaya başlıyor yeniden masanın arkasında.
Bir defa daha uzamasına izin vermiyorum külün,
Birbiri ardına eskitiyorum ciğerlerimi.
Ama alışkanlık işte; işaret parmağımla vuruyorum izmaritin beline.
Derken uzanıp gidiyorum geçmişe,
Gözüm dalar gibi oluyor
Bileğim kaşınıyor ve yine o an; tekrar duymaya başladım şarkıyı.
Bir yanım başlıyor yine bir yanımı aramaya
Saklı ya hala...
Bir yaprak düşüyor önümden yere
-henüz yağmur yağmamış-
Sırtında bir kanatlı kırmızı karınca
Yükseliyor tel örgülerin ardından
Konuyor "bej" rengi bir "hayat"ın penceresine
Pervazında bir gölge; "baykuş gölgesi"
Bir yanım başlıyor bir yanımla ağlamaya
Ve zaman uzayıp gidiyor; saatler, günler
Rüyalarıma sakladım yaşamamayı.
Ve bağırdım;
"yıldızlara, aya, karanlığa...**"
* Şiir kardeşim Buğra Çelik'in "Baykuş Gölgesi" şiirinden alıntıdır.
**"Baykuş Gölgesi."
25.01.2012 Üsküdar
Baykuş Gölgesi'ni okuduktan sonra.