Sanata Dokunan Yılan Bin Yaşasın

“susanın içinde çığlık olmaya yeltenen şiir”


“Az bi mürekkep yalamışlığımız

Bir iki kitap okumuş

Az da olsa

“edebi “ birkaç mektup yazmışlığımız var, eşimize, dostumuza…

Sanattan, edebiyattan, şiirden ve müzikten anlarız.” diyordu;

Sanatın, edebiyatın ve şiirin gözleri önünde;

Silah seslerini;

Kulakları tırmalayan ve uyumsuz çalan bir davul gibi

İşaret parmağı, şarjör, tetik, namlu

Ve mermi boyu notalara çevire çevire

Elindeki bıçağı dramatik ve melodik dans hareketi

Ve soğuk bir ıslık sesiyle havada döndüre döndüre

“seni ben yarattım; büyük bir tutku ve şehvetle sevdiğim gün…

Ve sen, bana karşı

-Beni terk etmek gibi - günahların büyüğünü işledin

Şimdi… Sana bağışladığım hayatı geri almak farz oldu bana…”

“ben onu sevmiştim. Hak etti oruspu…” diye bağıra bağıra

Kadını yaratan Tanrılar gibi Tanrı taklidi yapan

Ve kadına defalarca bıçak saplayıp, kurşun yağdıran adam…


Çığlıkları duymayan… Kılını kıpırdatmayan

Sağır sultan sanatınız, şiiriniz, edebiyatınız batsın

Sanata dokunan yılan bin yaşasın…


Haziran 2020

14 Mart 2021 163 şiiri var.
Beğenenler (4)
Yorumlar (2)
  • 14 ay önce

    Duyarlı yüreğinize teşekkürler, sevgiyle.