Satırlarımı Okuyan Dostlarıma
Adım adım yaklaşıyorum,
Hüzün dağının en tepesine.
ßir yılan gibi sarıp sarmalamış dağı,
Esrarlı/Gizemli bulutlar,
Çok siyahlar.
Her nefes alışımda bir adım daha,
Her nefes verişimde bir boğulma.
Masmavi gökyüzü iki adım geride,
Yüzü gülen uçurtmalar hemen arkamda,
ßir kuş oldum sandım,
Hani özgürdü kuşlar,yanlış anladım
Mutluluk dururken arkamda,
Neden kanat çırparım,
Kendimi saplarım,
Tepedeki hüzün oklarına.
ßir kahve yudumu daha,
Tomurcuklandı;akıp gitmedi inatlaşırcasına,
Acı;takıldı boğazımda.
Yılların dertlerini taşımış koltuğum,
Yeni dertler yüklendim,oturdum.
Karşımda tozlu bir tablo,
Hüzün dağlarına kar yağıyor.
Hava soğudu bu günlerde,çok üşüdüm,
Anladım;
Hüzün penceremden içeri giriyor.
Destanlaşmış bir dereyim aslında,
Meşhurum,yatağımdan akan suyla.
Yatağım kurudu,çakıl taşlarım meydanda,
Kuraklık koydu beni,
Milletin ağzına.
Kurt gibi ulur oldum,
Sanma ki korkuturum.
Hüzün dağının tepesinde ulurum,
Hergece seni anar,
ßen öyle uyurum.
Dertlerimi bir bir döktüm,
Hüzün dağını iliklerimde gördüm.
Dertlerimi dinleyen dostlarım,
Satırlarımı okuyan arkadaşlarım,
ßu şiiri size armağanlarım.