Savaşa Dair
Ne Napolyon, Ne Kudüs ,Ne de Roma .
Dünyaya sığmayan sözcükler vardır
Dünyayı değiştiren sözcükler ..
Tank ve tüfekler geçiyor şehirlerin üzerinden
Çatlıyor mısralar ortasından
Bir şiir okunuyor , bir şehirde
Kitabın son sayfasındayız
Ne telaş var ne de gürültü
Oysa kaç şiir şehit oldu
Kaç beyaz saç düştü annelerimize
Biz savaşın hangi rengiydik?
Küçükken elime kimse boya kutusunu verip
Güneş'i çiz demedi.
Mavi renklerle konuşmam yasaktı.
Bu yüzden gökyüzünū tanımazdım.
Yoksul gece kondu evlerde büyüdü harflerim
Annem örmüştü ,imla kurallarını tel örgüleriyle gökyüzüne
Ben savaşın hangi rengiyim
Pimi çekilmiş bir hayatı giymişim üstüme
Çocukluğumu topluyorum kentin en çekilmez sokaklarından
Kötü bir şiiri yırtıp atmak gibi
Ve ellerim nasırlı
Veda edebilmek için geri kalanlara
Kefenlenip uyuyan bir dünya
Sessizce ölüyoruz
Bir bıçak darbesi gibi
Yaşamın kıyısında yürürken uyur gezer
Sessizce ölüyoruz
Ardımızda bırakmadan hiçbirşey