Şehir Ve Sen
Gökkuşağı yakışmıyor
Çakraları tıkanmış
Alacası içinde bu şehre
Karanfilleri yaslı
Kaplıyor her yeri
Kasımpatılardan yayılan melankoli
Şehrin kirli saçlarını tarıyor rüzgâr
Günahların şahidi
Boyunları bükük sokak lambaları
Sıradanlık bir sis gibi çökmüş şehrin üzerine
Burada yaşamak sanılan
Hayatın suda yansıması
Yaşıyormuş gibi yapıyorlar bu şehrin insanları
Seviyormuş gibi severek
Gülüyormuş gibi gülüp
Ağlıyormuş gibi ağlıyorlar
Ama herkes o kadar düşmüş ki hayatın bu kadarına bile
Herkesin bildiği bir sır artık ölüm
Ayaküstü üç beş soluklanmak oysa yaşamak dediğin
Aşk sanılansa bu şehirde
Sadece bir duygu sızıntısı
Birkaç hormonun vücutlarda
Yanlış gezintisi
Sen ise betonu delen çiçek gibisin
Bilirim kökleri yüreğindedir
Ağlamalarının da, gülmelerinin de
Sesinin tonlarından aşkı ayıkladığım
Yanımdayken bile adını sayıkladığım
Göğün yamaçlarından
Yıldız kokulu düşler toplamayı bilen kadınım
Sen olmayınca labirent gibi bu şehrin sokakları
Sana çıkmayınca her yol çıkmaz sokak
Gülümsüyor zaman bile
Dalgaların ruhuma vurduğunda oluşan köpüklerde
Hadi ben neyse de
Sen de Gökkuşağı gibi
Hiç yakışmıyorsun bu şehre