Sen Kokuyordu
Bazı sabahlar vardır; güneş doğmaz, sevdiğinin kokusu doğar içimize.
Geceleri uyumazdım, bilirsin. Uykunun en tatlı hâli, sabah şafağında dinlendirirdi gözlerimi.
Sonra uyanırdım. Seninle başlardı yeni bir gün. Güneş doğardı penceremden, ama benim için asıl sabah, sen gözlerini açtığında başlardı.
Yine aynısı oldu…
Tane tane yağan yağmur, kelebeklerin kanat çırpması, serçe kuşlarının ötüşüyle açtım gözlerimi.
Koştum pencereye, açtım gökyüzünü. Uzun uzun izledim.
Yağmur yağıyordu, ama başka bir şey vardı havada…
Sen kokuyordu.
Sanki bütün şehir, senin nefesinle uyanmıştı.
Ben gökyüzüne bakıyordum, gökyüzü bana seni anlatıyordu.
Ve o sabah anladım ki; bazı insanlar gitse bile, kokusu kalır dünyada.
Bir yağmur damlasında, bir kuşun sesinde, bir kelebeğin kanadında…
Ve insan, her sabah, yeniden sever aynı kişiyi…