Seni Benim Gibi Seven Oldu mu Hiç
Seni benim gibi seven oldu mu hiç?
Gerçekten durup düşündün mü bunu…
Birinin seni severken kendinden vazgeçebileceğini,
kendi içini susturup
seni konuşturabileceğini fark ettin mi mesela…
Ben seni öyle bir yerde sevdim ki;
orası ne gururun ulaştığı bir yerdi
ne de mantığın söz geçirebildiği…
Tamamen kalbin en savunmasız,
en çıplak hâliydi.
Seni benim gibi seven oldu mu?
Gece yatağa yattığında aklına ilk gelen olup,
sabah gözünü açtığında
içini ilk acıtan biri oldu mu hiç?
Birinin kalbinde bu kadar yer kaplamak
nasıl bir şey, biliyor musun?
Ben biliyorum…
Çünkü seninle yaşadım bunu,
tek başıma.
Ben, senin kırdığın yerlerden kendimi topladım.
Her defasında biraz daha yıkılmış,
biraz daha yorgun,
ama yine de sana dönerek…
Bu bir güç müydü,
yoksa zaaf mı;
hâlâ bilmiyorum.
Ama bildiğim tek şey:
ben seni kolay sıradan sevmedim.
Seni benim gibi seven oldu mu?
Sana kızdığı hâlde sana kıyamayan,
gitmek istediği hâlde gidemeyen,
“kal” demek için gururunu
boğazında düğümleyen biri oldu mu?
Ben oldum.
En sessiz hâlimle, en derin yerimle…
Sana bağırmadan, sana yük olmadan;
ama içimde kıyametler koparken.
Sen belki görmedin,
belki görmek işine gelmedi.
Çünkü bazı insanlar gerçek sevgiyi fark ettiğinde
artık çok geç olur.
Ben seni severken büyüdüm aslında;
ama bu büyümek güzel bir şey değildi.
İçimde bir şeyler erken yaşlandı,
bir yanım hep hasret kaldı.
Seni benim gibi seven oldu mu?
Seni kaybetme ihtimaliyle her gün yaşayan,
ama buna rağmen seni bırakmayan
biri oldu mu?
Ben hâlâ buradayım işte…
Geçmişin içinde, ama duygularımın ortasında.
Ne tamamen gidebildim,
ne de tamamen kalabildim.
Şimdi kendine sor:
Seni benim gibi seven oldu mu gerçekten,
yoksa ben mi
sevmenin en ağırını,
en gerçek olanını yaşadım?
Bazı sevgiler vardır;
anlatılmaz, yaşanır.
Ve bazı insanlar vardır;
bir daha asla öyle sevilmez.
Ben seni öyle sevdim…
Ve sen…
belki de bunun ne demek olduğunu hiç anlamadın.
Seni benim gibi seven oldu mu hiç?
