Seninle
Kapım çalındı, baktım, ses veren olmadı
Döndüm içeri, şaka yapmış olmalı birisi
Ses tekrarladı, bekledim, kulaklarım çınladı
Sana takıldı aklım, dedim: beni anmış olmalı birisi
Gözümün önünden geçen bulutlar çöktü yüreğime...
Akşam oldu, saçlarının siyahına büründü gece
Yokluğunda yalnızlığımla sarmaş dolaş olduk
Gök mü gürledi, sensizliğim mi taştı, ince ince
Yanağımdan süzülen iki damla göz yaşında boğulduk
Gözümün önünde devrilen dağlar çöktü yüreğime
Giderken arada bir dönüp arkana bakmıştın ya
Bırakıp gittiğin ben miydim, kendinden mi kaçıyordun
Yıkıldı yıkılacak sanmıştım üstüme dünya
Oysa sen içimde, bir yerden bir yere göçüyordun
Gözümün önünde seni götüren yollar çöktü yüreğime
Bir elim boş, bir elim havada kaldı sen giderken
Musalla taşına uzanmak geldi içimden, çaresiz
Bin beter şeymiş senden ayrı düşmek, ölümden
Aklımda kalan bakışın, hayal meyal gülüşün, benzersiz
Gözümün önünde kahrettiğim sensiz yıllar çöktü yüreğime
Bir nefes kadar yakınımdasın oysa, biliyorum
Hangi şiiri okusam, mısra mısra senden izler var
Olsun, benden uzak olsun, mutlu olsun diyorum
Belli mi olur, vuslat için daha çok umut var
Gözümün önünde, elimde baston, seninle yaşlanıyorum...