Şerhi Nazar
Bir solgun çiçektik,
Dalından düşmeyi unutan.
Bir portakal kabuğu
Unuttuğum rayihası
Burun direğime sızı
Petek üstü,
Soba rüyası...
Şerh-i Nazar bakışlarımızda
Görmek isterken
Masamız konuşurdu
Sessizce açılırdı
Pencereler
Sonra çiçekler
Usulca gülerdi.
Bir kuş konmuştu
Omzumuza
Bir kar yağmıştı
Diz boyu
Sanırım annem ellerimden tutuyordu
o vakit,
Ama düşmüştük buzda
Kayıp gidecektik...
Bir sis sarardı
Kızıl dağların gölgelerini
Göller mor sularla dolardı
O zamanlar
Niluferdik biz
İnat vardı çamurlu üstümüzde
Lastik ayakkabımız siper
Kovalambaç...
Tutuklu nehirlerin kollarını
Tutardık,
deniz olurduk bir anda
Sıcak bir deniz
Akdeniz
Ana bağrında
"Sana bir şey olmasın" dı.
Hani hep bir yanlış
Anlaşıldığımızda
En başından
Ezilmeden büyüyor
Yılanlar,
içimizde... Hepsi kıvrak,
bir akıl oyunuydu hayat
Kayıp parçaları sırlı
Pazıl,
Bir kör ebemiz yoktu.
Kurak kalmasın diye gönlümüz,
Hani en çok,
en güzel gönüller seviyordu
o vakit bizi
Biz ki susuyorduk
O minik ellerin
Entari sarmalına güven
Hani annemiz yaşardı bizi
Bizimle
Bizim yerimize
Dizlerimiz kanarken.
"Allah seni her şerden esirgesin" di
Duada şerh-i Nazar
Hangimize değmedi ki!
Tcpassenger_ierdoğan
03.01.2026/Ankara

