Sesini Yitiren Harfler
***
Ve rüzgâr yine gelir
Kimsenin duymadığı bir alfabeyle
Geçer dalların arasından
Bir kuş konar omzuma, uçmaz
Sanki benden düşecek
Son umudu bekler gibi
Ve rüzgâr
Benden götürdüğü
Hiç bir şeyi geri getirmez
Ağaçlar her bahar
Yeniden yaprak açar ama
Ìnsan aynı yerinden bir daha yeşermez
Ben,..
Çoktan silinmiş bir kelimenin
Son harfiyim
Beni ne aynalar bilir
Ne de adımı taşıyan eski defterler
İçimde çatlamış bir Göğ’ün
Sessiz yankısı büyür
Bir avuç sessizlik avuçlarımda
Dokundukça çoğalır
Sanki susmak
Ìnsanın içinde açan
Görünmez bir orman olur
Bir çocuk
Çıplak ayaklarla geçer hatıralardan
Ardında zamanın bile silemediği
Ìnce bir ayak izi bırakır
Ben o izi takip ederek
Kendime dönmeye çalışırım
Gece karanlığıyla değil de
Eksik bıraktığı yıldızlarla
Ürkütür beni
Çünkü bazı boşluklar
Karanlıktan daha çukur
Daha derindir
Ben o günden sonra
Hiç bir taşa kazımadım adını
Çünkü taş da unutur
Su da
Hatta Gökyüzü bile
Bir gün başka mavilere göç eder
Yalnız içimde büyüttüğüm
O görünmez Ülke kalır
Kapısı olmayan
Haritası çizilmeyen
Hiç kimsenin ulaşamadığı
Ve her gece
Ay ışığı o görünmez Ülke’nin
Sokaklarına ince bir keder serer
Orada yarım kalmış vedalar
Kurumuş yapraklar gibi hışırdar
Yalnız zaman
Ceplerimden eksilmiş Saat’leri
Önüme bırakıp geçer
Oradan sızar
Adını koyamadığım bütün mevsimler
İki yalnızlık
Birbirini tanıdığı anda
Kelimeler gereksiz kalır
O görünmez Ülke’nin
En sessiz sokağında
En derin Nehir’ler ses çıkarmaz
Orada hiç söylenmemiş cümleler
Duvar diplerinde oturur
Zamanın sessizliğinde
Hiç dinmeyen bir sonbahar
Dolaşır dar sokaklarda
Ìnsan kırıldığı dalın gölgesinde yaşlanır
Orada ne Saat’ler çalışır
Ne takvimler eskir
Her şey bırakıldığı acının yaşında kalır
Bir pencere vardır
Artık hiç açılmaz
sevay

