Sevgiliye Kavuşur Misali

Ay doğdu yüceden
Matemini gecenin silercesine
Yağmurun ilk damlaları düştü
Çorak toprağın miskinliğini süpürürcesine
Dalından gül düştü
Dilinden bülbül
Mevsimlerin ölüsünü
Kıştan, son bahardan alırcasına
Yolların tozu uslandı
Ağaç dalında yaprak sarıydı, yeşillendi
Umut vardı, arzu vardı, tebessüm vardı acı
Acılar keyiflendi

Son vardı çoğu başlangıçta
Adım, adım değil kıdım'dı kıdım
Başlayan vardı, başlanan
Tamama eren, erdiren yoktu
Çığlık atanların sesi ulaşmıyordu yamaçlara
Yorgundu halsizdi bedenler
Yetmiyor, yetemiyordu başlara
Akıl firar etmişti sanki
Uğramaz olmuştu diyarlara
Bütün şehir işgal edilmiş
Köy, soy, sop sanki iğfal edilmiş
Katırın sırtında mermi yol eylemişti
Çağıran olsaydı eğer çoktan
Hedefine varmıştı

Yaban'ı oldu insanlar ektikleri, biçtikleri toprağa
Oğul anneye üvey
Baba ocağına güveydi
Kısmet, kader, talih,
Her alına yokmuşçasına yazılmıştı
Bütün güveler el birliği etmişçesine
Sokulmuştu derisine milletin
Doktoru olmayan bir hastaydı
Memleket işte öyle bir haldeydi

Çoğumuz çocuktuk
Geçmişimize, ergenekondan beri,
Var oluşumuza öykünüyorduk
Kurt'ken, köpeğe
Köpek'ten, eniğe eviriliyorduk
Sonumuz vahim'di
Artık koşmuyor, yürümüyor,
Emekliyorduk
Dizlerimizin bağı çözülecekti elbet
Biliyorduk
Başımız öne düşmüştü
Yokluğa erişmiştik de
Adeta siliniyorduk
Hiç olma duygusu bastırdıkça bastırıyordu
Mustafa
Bu çok ağrımıza gidiyordu

Bandırma'ya varışını söylediler
Bülbülün sesi gibiydi
Samsuna çıkışını dediler
Sevgiliye kavuşur misali
Sivas tan, Amasya'ya
Erzincan'dan Ankara'ya
Her yer sanki Kâbe'ydi
Bütün şehirler Mustafa,
Maraş, Antep, Adana, Aydın
Bursa, Mustafa Kemal
Ve Toroslar,Süphan
Her cemresi toprağın ışık
Her metrekaresi
Çanakkale'ydi

Paşa derler bilirim Seddülbahir'den
Paşayı bilirim Çanakkale'nin geçilmezinden
Mustafa Kemal derim,
Mustafa
Kemal
Yüreğini siper etmiş vatana
Vatan, öyleyse
Artık benim yenilmezim

Toprağı gül kokan
Anneyi oğula kavuşturan
Babayı ocağında tüttüren
Aşığı, aşıkla birleştiren
Yüzleri ay misali insanlarımın memleketi
Benim memleketim

Geleceğini çağırdı tarih
Geldiğini gördü talih
Kısmetimizde, alın yazımızda sen yazılıymış sın
Ne mutlu bize, bu toprakların rahminde doğmuşsun
Zübeyde ana'dan
Ali rıza baba'dan
Cumhuriyet(i var eden) olmuşsun

Dilimden destan düştü
Döküldü cennet ırmağına
Yıkandı, nura dönüştü
Serildi vatan toprağına
Yağmurun bereketi var-ki
Erdi muradına
Gökte yıldız, aya yanaştı
Kavuştu bayrağına

Sarı saçına
Mavi gözlerine
Ne mutlu,
Ne mutlu ki kavuştuk sana

Ben doğmadan önce yaşayan,
Ben öldükten sonra'da
Yaşayacak olana
Saygıyla,
Selam olsun

09 Kasım 2013 183 şiiri var.
Beğenenler (1)
Yorumlar