Sîneyi Devriyye
Sîneyi Devriyye
Şiirin Hikayesi
vakitsiz gidişin
hesapla hadi
kaç kahır eder
kapattım gözlerimi
gözlerin için
yemyeşil
hare hare ışık
kıyılarına ulaşamayan deniz gözlerin
senden sonra yüzümü hep güneşe döndüm
bir şarkı tuttum ve onca zaman sonra dün senin için ağladım
--------------------------------------------------------------------------------
yine ne idüğü belirsiz bir kasım korkusu dilimde
ç/engelli sözlerin s/aklımda fersiz ferâsetsiz
gayrısız
kaygılı bakışlarım düşerken sığ kalabalığıma
korkularım perçemleniyor başımdan aşkın
bir düş işliyorum gergefime soluksuz
şehrin bütün tahta kapılarını yeşile boyuyorum
bir çocuk çığlığı yayılıyor geceye perdesiz
öncesi, sonrası bir de ortası yok acının
...
nasıl söylenir arsız bir geceye kör olduğumuz
yarım yanım/ kadınlığım... bana yabancı
yasak şehrin kapılarını açmışken
dilinin ordularını tutuver dizginsiz
ay yüzünü kızartıp duradursun
geçimsiz havaî bir cızırtı, taş plak bir de rast makamı
ağartıverir geceyi hoyrat bir gülüş
üryan yalnızlıklar dökülür
yüzü düşer zaafın
saçlarının dağınıklığında durur mühr- ü zaman
söylerken son aryasını primadonna
aynanın sırrına vakıf kim
bir sen, senden içre değilsin
hangi heceyi tutsam aklın karışır
sarışın bir dilsizlik kuytularımda küf nefesimden
-keşke herkesin bir hikâyesi olsa-
dedin ki
iki saatlik yol yolak bütün gizin
c/esaretin olur- gel -dikenli beşik
tumturaklı
-yalnızlık aksayan hikâyenin son sözü -
yara bere içinde elim yüzüm
y/aralıyorum gerçeği
bir sokak ortası faili meçhul
bütün cesaretim, bir adım...
kırılırken bütün dalları umudun
topuk vura vura geçiyorum hayatın ortasından
kimseler duymuyor
eteklerimden tutunurken düşlerim
yokluğundur giden şah damarıma...
onekimikibindokuz