Şî’râ
-//
“İçimdeki yaralı ışığı
Ağzı kanayan bir serçenin çalı raporu san
Islat aşkla yüreğimi…”
sağanakları intihara sürükleyen bir kıskançlık uyandırarak
Bana biraz aşk ü f l e
Hücrelerim senimle d/olsun
Yüzüme senli hayallerin kapalı gişe sendromları sağılıyor
Dağılıyor ufkum
Bu yer
Bu gök sensiz olur mu
Ben yalın bir ömürde med- cezir oluyorum.
Yağmur yağar üzerime
Durmadan acıya dönen rüyaya yürüyorum
Hayalin suskun yanı başımda.
Belki
Bir avuntu ister yüreğim
Belki
Senden gelecek bir haber
Belki
Senin gelişini muştulayacak bir mektup.
Bir çay bahanesi
Bir fincan kahve kadar
İçten bir sohbet, karşılıklı.
Mahur gözlerinde demlense ruhum
cam pervazlarını ilişirim buruk bir tebessümle.
camın buğusunda istismarlı nefes
Dursak ayaza karşı sere serpe savrulsak.
ışık kümesi gözlerinde seninle sabahlasak.
Dudağıma gecikmiş bir kahkaha tufanını k/as
Yaban erikleri süslesin mayhoş dilimi
Üzerim senimle örttünsün..
‘’Biliyorum bu uzun cümleler yoracak gözlerini
Sen en iyisi kısa başlıklı şiirlerimde ara yüreğimin sesini
Kulak kabart önce
Ben şiirlerimden önce sesimle sana geleyim…”
K i m b i l i r ,
Mavi gagalı bir kuş tüner
Belki benden önce suya hasret yüreğine
Al ellerine kokla
Ve tüylerini okşa aşk niyetine
Bu sabah ansızın ..
Sana çoğul yanımdan
İkircil bir bahar sunaklamak vardı
Şu gök kubbe ve yer kabuğundan
oyulmuş
Muntazam bir gerdan asmak vardı boynuna
Bir avuç dolusu melek tozu serpmek şimdi
l â l saçlarına
Kederin koynuna uzandım
Gün, hafta, ay, mevsim hatta yıl niyetine
Oruçluyum- katıksız
İftarına saat saymaktayım gözlerindeki n/em niyetine
Darağacına ruhum astığım günden beri
Ölüm kifayetsiz kaçıyor benden
Yalın yapıldak bir günahı kılavuz ettim kendime
Ne zaman içim sıkışsa
yorgan döşek bilip uzanıyorum kıyısına düşlerin
Düşünmedim hiç
Kılcal damarımda akan sevginin yok olacağını
Ben hala çocuğum
Hala o eski evdeyim
Hala aynı sokaktayım
Hala aynı toz ve çamurda
Ellerimle harman kırıyorum
Bir görsen..
-n u r e t t i n ÖNDER