Sivas’dan ötedir Ankara yolu
Biraz öncedir her yer gidecek yerler yoksa
Uzak hayatlarım var
Bir kokuyla tekrar yaşanan
İlk güne, oraya kadar dönen
Ve tekrar olduğumuz yere bir anlam veren
Bir bozuntu var allahım ayarlarımda
Bir hayat sayılmaz benimki kafamdakilerle
Ve her birine bir cehennem verirlerse
Hiç bitmez yanmakla affeyle
Hiç yaşamadım diye çok yaşadım sandım
Kopmadı diye bileğimde bileklik
Hep aynı taşlar vardı kaldırımda diye
Ah hep değişmez görünen sinsi dünya
Beni unutulmadığıma inandırdı
Şimdi herkesin söylediği bir gerçeği yalan bilmek
Tüm aşkların sonunda aynı klişelerin
Aynı cümleleri söylerken bulmak kendini
İçi ölmüş dediğin o insanların kahvehanelerinde
Onlardan biri olmak şimdi
Oysa sürüler gidiyor, hiç yolcu kalmıyor durakta
Ben hep yoldayım, her durakta varım nasılsa
Kayıp olup gidiyor varacak yerleri olanlar
Ben gurbetimin hamalıyım kesik ruhumda
Herkes eve gitti, bir ben kaldım
Var ama allahım bir bozuntu
Frekansları karıştıran bir uğutlu birden sokakta
Burda da mı çocukluk olmuştum bi zamanlar
Burda da mı annem vardı bir zamanlar ki bu his nedir
Bu yemek kokuları, akşam evde kızgın babalarlı
Her çocuklukta neden patlak tekerli bisiklet benim
O kadar şehirde o kadar hayat dizdim
Bir izde bırakmışımdır kim bilir
İz bıraksam bile onlarda
İz bırakmadığını düşünmek o sevdaların onlarda
en az yüzbin sigarası vardır ciğerimde o sevdaların
Gebertecek beni biliyorum, bedenimi topraklayacaklar bir şehirde
Gelip yeniden yaşatsalar bile geçmişi
Ne fayda?
Ben kendi sevdamdan şüphe ediyorum
Kaldırmaz onların kalbi diye
Türü tükenmiş bir kuş gibi, kendime ötüyorum
Şimdi ankara demek sivastan biraz önce
Biraz öncedir her yer gidecek yerler yoksa
bir kızım var nar patlamış gibi kırmızı ağızlı hep onu öpüyorum
Bir istanbul var bir de bir başka yerler
Bir de herkesi gömerlerse mezar mı olur memleket
İyi de Nasıl öleceğiz istanbulun kıyıları böyle güzelken
Ki bu şehir biz gibi niceleri
Ki derken biz kimiz ki tarih sahnesinde
Yalnızca bir istatistik
Kimse küsmez söylenmesek bile
İyi eğlenceler