Son İfşalar Sofrası


Ah küçüğüm bir bak

Sen beni büyüttün de

Ben seni hiç büyütemedim!


Senelerce çektik yuttuk bu dünyanın tozunu belki

Gerçekten dertleştiğimiz bir elin parmaklarını geçemedi...


Bu kadar az olunca tabi hemen aklına düşmeli dediklerim

Hem bunları söylerken hayalimde baktığım büyüttüğüm

Ergüvan kokusu şahitti tüm olanlara

Baharlaşıyordu hep ötenazi iklimlerim

Son ifşalar sofrasında oruç bozarken ben

Sen soruyordun... Sen nasıl şair olamadın?


En meyve verecek dönemde mevsimsiz bıraktım

Belirsiz bir saate kadar randevuya anlaştık

Öyle istedi "pir pınar abdal" belki de

Onun kaderi bana malum oldu...


Belki de

Şair sıfatını konduramadım bir türlü

O ilham dedikleri ulu mecrada şair birdi

Ortak koşma fikri zatıalimi incitiyordu...


Hepsi şöyle dursun sen sormuyordun neden?

Belki de unuttun mu hiç? Unutmadığımı?

İfşalar sofrasında onu da finale sakladım

Hani şu maddiyatçılık kıssalarımı...


Özünde derdim ki para beni bozmazdı

Parasızlığın bozduğu kadar bil ki

Bu sözümün üstüne kitaplarının hepsi bana ait

Koca bir kütüphane kurabilirdim senin için


Fakat okuyamazdın yine de

Anlayamazdın ki bu küçük halinle

Şaşırır sorardın üstelik çok kere

Sen nasıl şair olamadın?








04 Mart 2022 169 şiiri var.
Beğenenler (8)
Yorumlar