Son Söz / Kuytuda
Güneşin kıyısında bir yağmur...
Bir damla kalıyor
içimde
Çise kırıntıları...
Bize ait olmayan
ne varsa
çokluğa sunuluyor,
tüm eşyalarımı yakıyorum,
kadehler eşiğinde.
Alevli bir denizde gönlüm
Ve hayatım,
ayaksız bir gemi...
Dümende yeşil bir fırtına.
Bu fırtına
o fırtına değil artık.
Yakıyorum yeşili
ama günah biliyorum.
Bütün o kaosun sürüntüsü
Bir aşkı hırpalıyor.
Bir aşk hırpalanıyor...
Bir aşk.
Bir aşk...
Aşk bu mu?
Sebepsiz karanlıklar bunlar.
Kayboluyoruz.
Anılar değiştiriyor yerlerini.
Çarşaf kadar bozuk siluetler
gülme çabasında,
Yatağın üzerinde
Gulyabani firaktan bahsediyor.
"Bedenime mi dar bu sevda!
Sığmıyor kabına o 'kalbe dolan nefes;
ya doldur boşluğu
ya da yangın
sessizliğinle devleşsin."
Dar yollarıma sermeyelim
Bu yeşilden bozma yorgunluğu.
Koridorlarında yalnız sevişen
iki at,
dört nala...
Bu tablo da eskiden bir yara
Bir çeyrek kalemim geveze
bir dilsiz kağıt, tam.
Sen de yan!
Şiirlere küstüm desem
yalan olur...
Deniz gülümser
desem
hayal,
uzakta fenerleri yanan yer
Orası;
Şarkikaraağaç...
Mim kadar suskun bak!
Mum gibi yanmıyor mu?
Güneş
İlla ki zor solandır
Sokak lambalarında iki nefes
Kaldırımlar kilitlenir kilit taşlarına
Ve boğazımda bir hıçkırık... Alev.
Alev
Hiçliğin ensesinde
sönük
Şimal asılır ardına
Ay dolunay olur
Yıldızsız gecelerim kadar güzel
Acıya hemhal
kabul zamanında
Sevdanın...
Ben son sözü olurum bu hayatın.
Bu şehrin dar sokaklarında
Mum kadar eriyik
Ok gibi vurgun.
Ve
bir sana sevdalı...
Uzanıp gecenin boynundan öperim.
Kuytuda siperde yatmış
yaşlı bir mavzer, kahır...
Son sözlerin acısında
sonunu bilen kahinim...
"Şimdi beni arıyorlar"
ben sana döne...
Ne güzel yalan,
En güzel yalan;
Katline kalem kırılmış gibi...
Tcpassenger_ierdoğan
12.05.2026/ cevizsizdere

