Söyle

bana esrarlı bir kasaba söyle

topyekûn sis altında, ufku belirsiz

solgun benizli çocuklar: hepsi de yetim

teknesi alabora olan balıkçı söyle


sevişme hakkı çiğnenmiş gelinler söyle

o genelev kadınını: itile-kakıla sömürülen

alnı temmuz pınarını çağrıştıran kız

bugün türküsünü söyle ezilenlerin


bedelini habire yanarak ödediğim

hayatın kahırlı sarnıcından

-kesinlikle erişemediğim sular kotaran-

isyancı keklikler uçur göğsümde

îdam sehpâsından ürkmüyorum ki

n'olur, tepetaklak bir dünya söyle


kınalı ve kanlı sarıldığım dostları söyle...


(*): Mavi Dergi, Ağustos 2005, Sayı 12

Bünyamin Durali

Yorumlar (3)