Şöylesine


güdük adımlarım var bu ara

şöyle dizlerimin bağı çözülür gibisinden

sözlerim yetim

özümden düşüğüm bu ara

şöyle c/ismini hatırlar gibisinden


bir cigara çekesim var bu ara

şöyle ciğerlerimi titretir gibisinden

nefesim bitkin

başım da döner bu ara

şöyle soluğum kesik  kesik gibisinden


anılar ardı sıra takipte bu ara

şöyle bağra hançer saplar gibisinden

hıçkırıklarım kanlı

avuçlarım duadadır bu ara

şöyle safiyane yalvarışlar gibisinden


gözlerim puslu bu ara

şöyle hazanın kasvetli bulutu gibisinden

ruhum parçalı

yokluğuna kırılganım bu ara

şöyle dalından düşen iğde yaprağı gibisinden


haziran şafağı hayalim var bu ara

şöyle yüze vuran esinti gibisinden

avurtlarım çökük

hafızam da göz hapsinde bu ara

şöyle mayıs gelinciğinin hevesi gibisinden


sofistike sorgulamalara uzağım bu ara

şöyle hayalin bana yeter gibisinden

dimağım durgun

kör topalım bu ara

şöyle bastona bel bağlayan ihtiyar gibisinden


toplama çıkarmaları unuttum bu ara

şöyle bölmelerin bana yeter gibisinden

gözlerim de şaşı

iki parmak hesabından yoksunum bu ara

şöyle malını mülkünü kaybeden gibisinden


her karalamam seni aydınlatır bu ara

şöyle en has gün doğumu gibisinden

boğazım kupkuru

sesim de kısıktır bu ara

şöyle şubat ayazına vurulmuş gibisinden


bozkıra gidesim var bu ara

şöyle buğday başağının düşmesi gibisinden

yüreğim hüzünlü

yağmura saklı gökkuşağı gibi soluğum bu ara

ş/öyle sensizliğe kırgın gibisinden


efkârım her gece baskında bu ara

şöyle pusu kurmuş eşkıya gibisinden

kolum kanadım kırık

toza toprağa bulanmışım bu ara

şöyle feleğin çemberinden geçmiş gibisinden


keşkelerim boğazımı sıkar bu ara

şöyle iki eli yakamda gibisinden

başım eğik

belasını arayan berduş misaliyim bu ara

şöyle var git yoluna der gibisinden


“NurlaYağmur”


Nihat Kayaalp

Yorumlar (5)