Söz
Haberin var mı
bugün dağlardan pencereme kokun düştü
vaveylâsı bir şimşek gibi
uzun uzun kapımı çaldı
ve
beyazlar içinden payıma sen düştün
lâpa lâpa mutluluğun dökülüyor üstüme
lâkin burun kanatlarım ıslak
badem çiçeklerini görmek için seni içime çekiyorum
ve özlemlerimi sırtıma yükleyip sana geliyorum
gördün mü bak ! odadan dışarı çıkıyorum
altımızda kayan bu ölü zaman dursun da
sen dağlara doğru çık
karanlıkları ellerinle it ve beni bekle
muhteşem bir avazla
gelen günü haber ver bana
söyle gökyüzüne
güneşi yollasın o an'a
söz geleceğim
üşümüş dallar da çiçek açsın
kasırgayı,doluyu düşlerim eritsin
ve sevincinden ağaçlar çıldırsın
kış gününden kalma bu günde
baharı bile oynayabiliriz seninle
ve gri palton sarar beni
söz üşümeyeceğim
şu kalbimin şiirinde
denizde asla batmayan kağıt kayıklar yaparsın bana
nehirlerde gözlerimi yıkarsın
seninle bir güzel eğlenirim gülerim
sevincim olursun
ha... bir de kırların yeşil göğsüne uzanırım ...yanımda sen !
tabiat odam olursun
yağmurlarda unuttuğum notalarımı da bulursun
hüzünlü şarkılar sislerin içinde dursun
ve sen ıslık çal
söz dinleyeceğim
haberin var mı
beynimi uyuşturuyor yüreğim
attım kendimi caddelere
ve sevgimle elele tutuşa tutuşa
bu yürek vuruşuyla , mağrur bir kıvılcım edasıyla
söz
seni dolu dolu seveceğim