Sürgün

Kara delik süpürmeden içimdeki dünü

Tozunu aldım göğün bir sehpadan farksız

Silkelendi sis bir pus nöbetinin ardından

Dumana sarıldı anılar

Kaybolmak yoktu yazgıda

Hepsi bir yer buldu kendine zaman kaydırağında

Cebimde dün bugün yarın

Kavgaya tutuştular yine

Bir kaçağı andırdı buluttan evler

Kucağına alıp maziyi semaya daldılar


Duygularımı bir bohça yapıp

Bir leyleğin gagasında ülkeler dolaşsam

Elektrik direklerinden alsam leylek ölümlerini

Yüzüme çarpan soğuk suları güneşe atsam

Yunsa içimdeki hararet

Güneşin suya ihtiyacı kadar gerçek

Dünyamı saran küf kokusu

Karaya vuran ölü yosunlar

Ön yargı dolu bir yosunlaşmışlık

Hayat suyumuzu kurutan

Toplarken bile çıkaran

Çarparken bölen

Dumanlı ilişkiler çemberinde

Güneşi çağırdı buluttan evim

Dağılmak gerek dedi dünyam

Güneşi toplamak için

Dağıldım


Bir sürgün aradım toprakta

Hayallerimdi sürdüğüm

Ve kıpkırmızıydı toprak

Say ki bahardı

Toprakta zıplayan üç beş tavşan

Say ki bir rüyaydı bütün savaşlar


Güneşi çekmek için kara bulutlar

Sisten elbisesini topuklarına kadar geçirmiş

Ayağında hüzünden bozma bir halhal

Gökyüzüne zıplamış



Tarlalarda buğday başakları

Güneşe el sallamış

Say ki mevsim sanatmış

Martılar İstanbul'u ağırlamış

Çileden şalını rüzgara fırlatmış dünya


Dünya

Ölüme bir basamak

Bas gitsin...

06 Kasım 2021 330 şiiri var.
Yorumlar (2)
  • " Dünya

    Ölüme bir basamak

    Bas gitsin..."

    Bu engin dizeler dünyaya doğru ıssız bir çığlıktır...Bir nevi sığınıştır bitmez karanlıklarda. Gönülden tebrikler Meryem hanım, kutlarım. Saygılarımla İoannis Bozikis