Sürgün Adam
Tarihsiz zamanlardan beri ölümüne savunduğun
Kuş uçmaz kervan geçmez
Kara gözlerindeki son kale düştü
Art arda yıldırımlar
Depremler, koca koca dağlar patlarken
Gökteki yıldızın k/aydı şimale düştü
Ey sakin göllerden daha durgun adam
Yaralı bir kuş misali
Avcının kanlı ellerindeymiş gibi
Çırpınan kor gözlerinden jale düştü
Bilirim girmez artık sevda düşüne
Hayallerinse gözlerin gibi her dem başıboş
Rüyaların küstü, sükutu hayale düştü
Bak, denizin diplerine vurgun adam
Unutulmuş bir fotoğraf gibi tozlu kitaplar arasında
Kadim bir ağacın yaprakları gibi
Sararan ümitler istikbale düştü
Dinmeyen gözyaşları, sönmeyen yangınlar
Sorgusuz sualsiz yargılar sonrasında
Kavrulan yüreğin halden hale düştü
Mermer eşiklere düşen yorgun adam
Gözünden sakındığın
Uğruna, uğursuz düşler gördüğün
Gülün soldu, gülistana nale düştü
Acı üstüne acıyla örülürken hayatın
Dert ile mest olurken
Gözlerin tarifsiz infiale düştü
Yüzyıllardır aynalara dargın adam
Kahır dolu sinende
Dantel dantel işleyip, ilmek ilmek ördüğün
Sevda dert oldu, boynuna lale düştü
Köşe bucak arayıp , her yardan düşüşü
Tevekkülle hayra yorarken
Vuslat milyonda bir ihtimale düştü
Sesten sessizliğe doğru sürgün adam.
..............................
Nale:İnilti
Lale:Ağır hapis mahkûmlarının boynuna geçirilen demir halka.