Sus Payı

Göğsümün oyuk tahtında

Sus payı bir karanfil kurusu;

Unutmanın kireç badanalı duvarlarında

Hâlâ bir tırnak izi sıcaklığı.

Ay doğar mı bu viraneye?


Doğar elbet;

Usulca bir mum gibi iner

Avluda çözülen yaprak kıpırtısına.

Gün ışığı mühürlenir

Hatıranın tenhâ koynuna.


Sen,

Gövdesi unutulmuş bir ağacın

Köklerinde saklı su sesi,

Damarlarında dolaşan eski bir hatıra.

Tutuşur yine akşamla bir türkünün

Titreyen nakaratı.


İçimde ince bir çizgide erir akşam,

Gümüş tepsilerde üşüyen ayaz…

Bense bir akasya gölgesine sinmiş,

Beklerim sesini

Yitik telaşlarımdan arta kalanla.


Dağılır usulca kırık bir mısra gözlerine,

Eski bir sandığın sakız kokusu yayılır.

Ve çiçeklenir nemli taşın üstünde

Henüz gölgenin değmediği yosun


Dokunulmamış bir hatıra gibi

Kendini saklar hâlâ.

18 Nisan 2026 100 şiiri var.
Yorumlar