Suskunluk Çarpışması
Öneri Fon: https://youtu.be/GKP_qhq_jAE?si=ly_XpeCuZXa2Bvc1
Bir yerinden eksilip durdu içim
Öyle ansızın değil…
Damla damla ve adım adım.
Sense bakıyordun sadece,
Fark etmeden bakıyordun.
*
Gitmedin…
En kötüsü de buydu zaten.
Kalan birinin;
Yavaş yavaş yabancılaşmasını izledim ben,
Her gün biraz daha başkasına dönüşmeni…
Ve hiçbir şey diyemedim…
*
Adını koyamadım bunun;
Ayrılık değildi, ihanet hiç değildi…
Ama daha ağırdı!
İçimde olduğun hâlde, dışımda kalman gibi…
İçinde olduğum hâlde, dışında kalmam gibi…
*
Bak… Biz en çok orada öldük:
“İyiyim” dediğin gün,
Gözlerinin yalan söylediği yerde…
*
Ben sana yenilmedim,
Sen bana…
Ben sustum.
Sen de…
Ve iki suskunluk çarpıştı aramızda,
Paramparça oldu “biz”.
*
Hatırlar mısın?
Mısra gibi gözlerin vardı,
İçime değince çoğalan bir hayat.
Şimdi o gözler,
Sanki bana bakmıyor da
Benden kalan ne varsa,
Toprağa gömüyor...
*
Ne kavga ettik doğru düzgün,
Ne de sarıldık son kez…
Bizimkisi,
Yarım kalmış bir vedanın;
İçimize kaçmış hâliydi…
*
Ne kırgınlığımız tam,
Ne affedişimiz…
Arada kalmış bir ölüm bu,
Yaşıyor gibi yapıyoruz sadece.
*
Bir gece,
Hiçbir şey olmamış gibi konuşurken,
Her şeyin bittiğini anladım ben…
Sesinde yoktu artık,
Bana ait nağmeler.
*
İnsan,
En çok neye ağlar bilir misin?
Hayır…
Gidenlere değil…
Kalıp da
Eskisi gibi sevmeyenlere!
*
Ve ben,
Her gün biraz daha eksilerek;
Can çekişen ‘biz’in,
Başucunda diz çöküp, yasını tuttum…
*
Artık,
Toplasam da kırıklarımızı,
Bir “biz” etmez…
İki gölge eder ancak,
Aynı duvarda,
Birbirine değmeden duran.
Ve hiç kimse anlayamaz bunu;
Çünkü bazı hikâyeler, anlatılırsa eksilir.
*
Bizimki de öyle oldu işte…
Eksile eksile sürdü…
Şimdi,
Soruyorum kendime;
Hangi susta beni sildin içinden?
Hangi cümlede eksildin kalbimden?
Yoksa hiç mi yoktun;
Ben seni “biz” sanırken?
*
Yanıt yok!
Çünkü cevap da senin gibiydi:
Var gibi… Yok gibi…
Zaten bazı ayrılıklar,
Dilsiz değil,
Duyulmayan çığlıklarla dolu...
Ve biz…
Bağırmadık bile.
*
Şimdi bak:
Ne bir hatıra kaldı doğru düzgün,
Ne de inkâr edebileceğim bir boşluk…
Sadece,
İçimde büyüyen bir enkaz var.
Ne sen çıkabiliyorsun altından,
Ne ben kurtulabiliyorum yıkıntıdan.
*
Garip değil mi?
Kimsenin bilmeyecek olması;
Ne kadar sevdiğimi,
Ne kadar kaldığını,
Ne kadar yok olduğunu…
*
Çünkü biz,
Her şeyi içimizde yaşadık.
Ve içimizde çürüttük.
*
Sonra bir gün…
Hiçbir şey olmamış gibi devam ettik hayata.
Aynı sokaklardan geçip,
Farklı yokluklara vardık.
Ne bir veda vardı
Ne bir son bakış…
Sadece,
Aynı şehirde,
İki yabancı olduk biz.
*
Ve şimdi soruyorlar:
“Ne oldu size?”
Susuyorum…
Nasıl anlatılır ki?
Biz birbirimizi terk etmedik;
Aynı cümlede başlayıp,
Farklı anlamlarda biten, iki kelime gibi,
Birbirimizin içinde sustuk.
Biz birbirimizi terk etmedik;
Biz, birbirimizin içinde öldük.
*
Bursa, 12 Mart 2026

