Süveyda
Bi nokta var ki gönlün içinde gizli,
ne ad konur ne de sorulur kimliği.
sükût iner üstüne ince bi perde gibi,
Bilen bilir, susar. Derler ona Süveyda .
Bi kapı değil bu, açılanı olmayan,
ne gelen bellidir ne de gideni kalan.
bir aynadır kırılmadan duran zaman,
bakan kendini değil, seni görür Süveyda
Aşk sanırsın evvelde, sonra bi hicab olur,
yaklaştıkça çoğalan bir yokluk solur.
nefsin adı silinir, ses bile durur,
orada “ben” dediğin şeydir aslında Süveyda
İçinde adını bilmediğin bi yer var,
Ne tam geceye ait ne de sabaha yar.
Bi sızı gibi durur en derinimde karar,
Sana saklanmış en gizli yandır Süveyda.
Kelimeler susar, anlam kendini unutur,
Zaman bile orada yavaşlar, durur.
Bi tek senin adın o karanlığı bulur,
Kalbin en sessiz çağrısı Süveyda.
Ne dokunulmuş bi yer, ne de anlatılmıştır,
Sadece hissedilen ama hiç açılmamıştır.
Her şey orada eksik, her şey orada kırıktır,
Kendi içine çökmüş bir dünya Süveyda.
Eğer bi gün çözülürse içindeki mühür,
Ne kaldıysa benden orada yeniden büyür.
Ve anlarım ki insan en çok kendine kördür,
En derin hakikatsin sen Süveyda.
Ve son sözüm budur ki, uyarı değildir,
Bi davettir aslında, ama geri dönülmez,dur!
Yaklaşma demem sana, zaten içindedir,
O senin içinde değil; sen onun içindesin Süveyda


