Suya Hasret
Sekilerinden çağlamıyor dereler,
Yalaklar yosun tutmuş akmıyor çeşmesi,
Çoban türküsünü unutmuş üflemiyor kavalını,
Dolaştırıyor sürüsünü bitmiyor çilesi,
Rüzgâr keyifsiz esiyor,
Şut çekiyor taşa, çakıla,
Uçuşan tozlardan nasipleniyor bir çocuk,
Beleniyor kirpikleri kısılmış gözlerinin ucunda,
Ağaçlar erken dökmüş çiçeklerini,
Meyve ye kısır, yaprakları sararmış,
Kuşlar konmaz olmuş çatırdayan dallarına,
Gövdelerinde derin çatlaklar,
Yarıklarda rızık arıyor karıncalar,
Alabildiğine uzanan bir düzlük,
Toz bulutlarına oyun arenası olmuş,
Toprak can bulup canan olmayı bekliyor,
Şu esintiler ninni söylese ıslık çalarak,
O yana, bu yana sallasa yeşil çayırları,
Papatyalar, laleler, sümbüller gülümsetse,
Polenlere doysa arılar, kelebekler,
Ağaçlarda yeşil kalsa yapraklar,
Rengarenk çiçekler dönüşse meyvelerine,
Kuşlar cıvıl cıvıl konaklasa dallarında,
Gövde güç bulsa taşırken onca yükünü,
Hadi yağmur nazı bırak,
Hasretini çekiyor bak çorak toprak,
Kör kuyular sensiz öksüz,
Toprak kuru, dudaklar çatlak,
Aksa şu dereler büklüm büklüm,
Balçıklarında balıklar hayat bulsa,
Çoban yine türkülerini söylese dağa, taşa,
Suya doysa canlar kana kana.