Tayga
ölümlerden soyunur ağaçlar
yosun tutar düşüncemi
yaslanmak iyi görülmez;
insana
ağaca
sabit bir fikre
bir esir gibi
ceset gibi atarım
pörsümüşlüğü
yeniye kucak açar tayga
şehirleri duman sarar
göremem yolumu
gitme demek oturur içime
yüreğimle yoklarım gecede;
elde kalanları
belki yıldızları sayarım
matematiği düşük olur yasların
saymak istemezsin
esasında
kal gelir mevsimlere
buzlanır sevmek
zaman eritmez hiçbir şeyi
düşler sokağı sabahı ister
bilse geceyi çekmekte yüreği
uykulara tutturur düşlerini
yazmak kolay mı sanıyorsun
kederini kundaklar gibi
kör olasıca kuşlar susmuyor
ben sussam da
sancıyor tayga
bir filiz doğdu doğacak
yosunlu yanımı arıyor pusulam
göçmen kuşlar kuzeyi gösteriyor
ninnileri salıyorum
büyümelisin ey
ey sevdam
bahar uyanmadan
