Temenni
Gökleri sağır eden bu dilsiz yakarışım,
Ah kadın, yokluğunla dizlerimde derman kalmadı.
Ruhuma saplanan o amansız ayrılışın,
İçimdeki yangına bir zerre deva damlamadı.
Öyle bir kördüğüme bağladın ki ömrümü,
Sensiz ne ah'ım duyulur, ne gölgem fark edilir.
Sana adadığım her gece, her bir günümü,
Şimdi merhametsiz bir boşluk, çiğneyip de devirir.
Görünmez bir toprağın soğuk küfü bağrımda,
Hatıran, nefes aldıkça batan bir cam kırığı.
O sessiz naaşın hâlâ sızlar şahdamarımda,
Bu yasın bir sonu yok, her günüm ermeni ağıtı.
Senden başka sığınak, bir dünyam yoktu ki gideyim,
Hangi sağır gökyüzüne arz edeyim ben bu ziyanı?
Soğuk bir taşın gölgesinde göğsüne vura vura son nefesimi vereyim,
Ya duy sesimi maşuk'um, ya da çağır al bu isyanı.


