Törenin Karanlığı
onbeşimde gelin etti,şu anadolu
yokmuş töreden burada hiç kaçış yolu
şaşırdım kaldım,böylece sağı ve solu
çocukça yüreğim,genç yaşta kadın oldu
sırtım,kucağım,elimde hep dolu bebe
cahillikten her sene,kalakaldım gebe
yetişmez oldu,köyde hızıma hiç ebe
küçük yaşta anne olmak ne zor mesele
nasıl seveyim ben,onun gibi kocayı
sırtımdan eksik etmez,kızılcık sopayı
kafamda parçaladı,tonlarca kayayı
töreyle anladım,kahrolası dünyayı
gündüz tarlada çalıştım,oldum hep ırgat
çilem asla bitmez,evde olurum avrat
korkudan fırsatım olmaz asmaya surat
bilmem ki, ahirette geçirir mi sırat
gözyaşlarımla dolup taştı,sabır kovam
her an sallanır,deprem gibi,yazık yuvam
huzur kokar burnumda hep buram buram
töre seni iki kaşın arası vuram
kafamdaki çıkıntı,arslanın yelesi
ihanetler birikir,çamaşır selesi
ne zaman biter,hayatımın şu çilesi
yeter artık yediğim acının sillesi
her kavgada çocuklar olur etten duvar
hepsi etrafımı kuvvetlice hep sarar
gözlerimin yaşı,üzerlerine akar
lanet töresi,hepimize verdi zarar
çözün gelinliğimdeki kırmızı bağı
üstüme çöktü,törenizin kanlı dağı
felek zalimce ördü, bu zehirli ağı
söndürün içimdeki,yanan yanardağı
şu genç yaşımda oldu yuvam bana mezar
anadoluda kaderi töreler yazar
yılmaz üzerine yeni mezarlar kazar
kaçanlar buradan,belki kuralı bozar
okuyun evlatlar,sakın cahil kalmayın
törenin oyununa asla siz kanmayın
silahınız kalem olsun,hiç ayrılmayın
şu törenin karanlığında kaybolmayın