Türkün Andı / Türkün Bayrağı
Gök çöktü, yer yarıldı, tün sardı dört yanımı,
Kıyıcı eller emdi, damardaki kanımı.
Duru göller bulandı, pus kapladı tanımı,
Satkınlar pusu kurdu, aldı benim tinimi.
Gökten inen o alı, yere çalan ey alçak!
Bilmez misin bu yanış, bir gün seni yakacak.
Bayrak kutsal tözümüz, sonsuzadek kalacak,
Ona el uzatanın, sonu tamu olacak.
Dayancımız tükendi, taştı artık bu sular,
Gevşedi boynumuzda, o kör kokuşmuş yular.
Türk’ün öfkesi bugün, karlı dağları yalar,
Alçakların üstüne, yıldırımlar salalar.
Tinin öz eşidir o, kutlu göğün gümüşü,
Eziklerin umudu, karanlığın gülüşü.
Kutsaldır her bir bağı, şanlı Türk’ün yürüyüşü,
Bayrak yere düşerse, durur göğün dönüşü.
Türk Milleti ulu bir, sönmeyecek ocağım,
Binlerce yıl öteden, gelen ana kucağım.
Birleşince ellerim, kırılmaz oyuncağım,
Sarsılmaz bu bütünlük, benim tek sığınağım.
Türk askeri çeliktir, sınır boyu bekleyen,
Yüreğine yiğitlik, alpçe güçler ekleyen.
Yağıları bu yurdun, dışarısına iteleyen,
Gözünü kırpmadan o, ölümü niteleyen.
Şehitler ölmez asla, uçmağın yolunu tutar,
Toprağın bağrına o, kutlu tohumu atar.
Al kanıyla bu yurdu, öz canına can katar,
Güneş onun yüzünde, parlar ve öyle batar.
İhanete karşı duruş, bizim sönmez közümüz,
Türk Töresi yaşasın, odur bizim özümüz.
Satkınlık edenlere, serttir bizim sözümüz,
Alçakların üstünde, olsun bizim gözümüz.
Bağımsızlık andımız, özgürlük tek ereğim,
Bu uğurda sarsılmaz, demirden o bileğim.
Türk ili sağ oldukça, odur benim yüreğim,
Töremiz sürsün gitsin, budur özden gereğim.


