Tuvalsiz Ressamın Yalanları
Adam güz rengi
Kadın kış beyazı
Sarınmışlar düne düşünmeden ayazı
Yer yukarıdaymış, gök aşağıda
Sen bilirsin diyormuş adam
Kadın biliyormuş
Hikmet oradadır belki,
Gidelim Hikmet’in yerine diyormuş
Oturmuşlar deniz gören masaya
Laf salatası söylemişler ortaya
İncir çekirdeği biraz
Birer armut sapı
Üzüm çekirdeği az
Birer dilimde çarpan ekmek
Nar ekşisiymiş adam
Kadın biberiye
Tuz basmışlar, acı serpmişler
Ete kemiğe bürünsün ana yemek diye
Sen benim etimden et koparırsın
Ben senin etinden
Diye düşünüp gülümsemişler
Bıçak tutan elleriyle
Koparıp koparıp yemişler
Aşk eşkıyaymış o günlerde
Söz firari
Tek tabancalarmış sanki
Olsalar da birlikte
Gece kurşuniymiş, duygular tetikte
Saçmalayıp duruyormuş dilleri birbirine
Kadın bir ismi karalıyormuş
Dudak kalemiyle
Sığı geçmeye çalışıyormuş adam
İnebilmek için derine
Meydan oldukça boşmuş
El çekemiyormuş adam bir türlü
Kadın da etek
İçtikçe güzelleşmişler
Havaları hala hoşmuş
Kim öle,
Kim kala demişler sonra
Sarılıp birbirlerine
Bütün masalar boşmuş
Bir hikmet görmüş sadece
Uykuya dalmadan gece
suadiyemartikibinyirmibeş
Demir Mutlugil








Şiirniz çağrışım temelli ilerleyen yapısı, parçalı anlam örgüsü ve yoğun imge kullanımıyla açık biçimde İkinci Yeni estetiğine yaslanmış. (İkinci yenicilik bu platformda çok popüler) Anlatıdan çok sezgiye dayalı bir dil kurarak “adam” ve “kadın” figürlerini mevsim, tat ve beden metaforları üzerinden soyutlamışsınız. Özellikle yiyecek imajları (“nar ekşisi”, “biberiye”, “tuz”, “acı”) aşkı romantik bir idealleştirmeden çıkarıp tüketilen, hatta yer yer yıpratıcı bir deneyim olarak somutlaştırırken, “koparıp koparıp yemişler” gibi dizeler bu ilişkinin sert ve iştahlı doğasını vurgulamışsınız. Gündelik ifadelerle (“laf salatası”) şiirsel yoğunluğun çarpıştırılması anlamı bilinçli biçimde kayganlaştırmış gibi duruyor. Rivayet kipleri (“diyormuş”, “biliyormuş”) ise anlatıcıyı belirsizleştirip metni kesinlikten uzaklaştırmış. Bununla birlikte, imge yoğunluğunun yer yer kontrolsüz artışı bazı bölümlerde etkiyi dağıtmış.