Üç Günlük Dünya

Üç Günlük Dünya

Dünya dediğin üç gündür; dün, bugün, yarın…

Dün, pişmanlıkların omzumuza bıraktığı yüktür.

Bugün, nefes alıp hâlâ ayakta kalabildiğimizi kanıtlama çabası.

Yarın ise kimsenin cebinde taşımadığı, ama herkesin borçlandığı bir ihtimaldir.


Dün, geriye dönüp bakınca cesur sandığımız suskunluklardır çoğu zaman.

Söylenmeyen cümleler, gidilmeyen yollar, yarım bırakılmış vedalar…

Bugün, bütün o eksiklerin arasında dimdik durmaya çalışmaktır.

İçimizdeki kırıkları saklayıp, yüzümüze “iyiyim” demeyi öğretmektir.

Yarınlar ise sisli bir yoldur; adım attıkça şekil değiştirir,

yaklaştıkça uzaklaşır,

umutla korkuyu aynı çizgide yürütür.


İnsan dününden kaçamaz,

bugününü erteleyemez,

yarınını ise asla tam olarak bilemez.

O yüzden dünya dediğin şey,

aslında belirsizliğe rağmen devam edebilme cesaretidir.

Her sabah uyanıp, “belki bugün” diyebilmektir.

Belki bugün hafifler yük,

belki bugün biri anlar,

belki bugün kendimize biraz daha merhametli oluruz.


Dün bize ne kaybettiğimizi öğretir,

bugün neye katlanabildiğimizi,

yarın ise kim olabileceğimizi fısıldar.

Ama o fısıltı hiçbir zaman net değildir.

Çünkü yarınlar söz vermez;

sadece ihtimal bırakır geriye.

İnsan da o ihtimale tutunarak yaşar zaten,

küçük umutlarla, büyük sabırlarla.


Dünya dediğin,

kesinlik değil,

tamamlanmışlık hiç değil.

Yolda kalmayı, düşe kalka öğrenmeyi,

her şeye rağmen yürümeyi kabul etmektir.

Ne dün tamamen biter,

ne bugün tam anlamıyla geçer,

ne de yarın kesinleşir.


Belki de bütün mesele şudur:

Dünle barışıp, bugünü taşıyıp,

yarınlardan bir şey beklemeden yine de yürüyebilmektir,

04 Ocak 2026 105 şiiri var.
Beğenenler (1)
Yorumlar