Ucuz Ölümler Ülkesi Anatolia -14
Martin Luther King Jr.: "Herhangi bir yerdeki adaletsizlik, her yerdeki adaleti tehdit eder."
1
Sicili bozuk Anatolia’da en hakiki mürşit, şiddettir.
Yapısal ve gelenekseldir, tesadüflere bağlıdır ve
her an ölüme meyillidir burada yaşamak.
Kutsanan içgüdüsel erilin; at, avrat, silah kültüyle
ruh ve sinir hastalıkları merkezi Anatolia’da
postmodern kollara ayrılır öl(dür)üm.
Ucuz ölümler ülkesi aynı zamanda kolay ölümler ülkesidir de.
burada huşu içinde eceliyle ölemiyor pek kimse.
Suç ve özgür suçlular cennetidir Anatolia.
Her gün, gazetelerin 3. sayfalarında
gözlerine siyah şeritler çekilmiş
her çeşidi vardır her ölüm şeklinin.
Daha çok çalıştıkça fakirleşenlerin ülkesi Anatolia’da
köşeyi erkenden dönmek, çabuk zenginleşmeye
bir tercih oluveriyor illegalite.
Bundan mütevellit, Survivor Anatolia’da
dört yana kol geziyor mekan basıp mekan kaldıran
organize çeteler, mafyalar;
Red kitler, Daltonlar, Casperlar,
çağdaş e-dolandırıcılık biçimlerinde
hizmette sınır tanımıyor
küresel ve yeni nesil suç örgütleri.
Adam dövmekten yaralamaya,
Avrupa taşımalı insan kaçakçılığına,
sakat bırakmaktan, öldürmeye değin tetikçilik gırla.
Fiyat skalalı envai çeşit suç unsuru biri bin para
üstelik kredi kartına taksitle.
2
Devrim arabalarından
0’dan 100’e level atlayan
modifiyeli ‘haram araçlar’da teknoloji o biçim!
Hayatın keskin virajlarında
kimse kendi gölgesine bile ulaşamıyor artık.
Acemi sürüşler, hatalı sollamalar
şarampole aşırı hız ile devrilerek
koca otobüs içinde yitip gidiyor küllenen canlar.
Neolitik kafaylı, trafik kavşaklarında
kimi çakarlı, hızlı, öfkeli ve her bir yavşak,
kimi silahla gezen yüksek promilli asfalt zorbaları,
öfke kusuyor birbirlerine.
Araç muayene istasyonlarında
soyulmak fahiş fiyatlara,
ek olarak şiddet görmek bonus,
ölmek ise toto, loto, şans oyunu artık.
Görgüsüzlük sahnesi Anatolia’da
yemek ve gezi paylaşımlarında sergileniyor,
havai fişekli lüks ve şatafatlı kutlamalar.
Göze sokularak yapılan, şarklı düğün dernekler,
karşılama ve uğurlamalarda, kaza kurşunu ya da
yorgun mermilere kurban gidiyor seyrüsefer günahsızlar.
aidiyeti aşağılık kompleke mezeli
parıltılı, gürültülü ve şaşalı para ilkel’i popüler tarza
stadyum dolusu milyon dolarlık garplı konserlerle
‘muasır medeniyetler seviyesi’nde ‘ilelebet’ akarken tipçi gençlik
takibe dayalı sosyal çöplükte
çağın ilerisine taşınacak misyonlar h.piç edilerek
gururla sapkın icralarla kuruluyor benliksizlik.
3
Yakasında sevgisizlik taşıyanlar ülkesi Anatolia’da
kalplere giremeden, cebe giren milyon TL’e ile
geçinemiyor olsa da maaşlı siyasetçiler
hesaplarda göveren süper emeklilik ile
‘egemenlik kayıtsız şartsız (maaşlı vekilinin)dir elbet.
Her ifşa iletisini ballandıran
alçak! basın’ç merkezlerinde
kanal yapımcıların ince belli ekranlardan
devşirilen haremlerinde
ayarlanıyor dejenere ve yoz kimlik/sizlik.
Her ramazan ayında banda sarılı tekrar yayınlı
iftar ve sahur programlarında
hep aynı şeyleri konuşup ‘milyonları’ kazanan tayfa
kul hakkı yenen sarıklı sofralara bağdaş kurup
sakız çiğnemenin orucu bozduğu misalde
şükretmeyi salık veriyor yurdum insanına.
Ülke dışında ödül kazandığı törenlerde
şikayet ederken ülkesini
bölüm başına milyonları cebe indiren
kimi reklam yüzlü artizzzler, esrar!lı! sessizlikleri içinde
her yeni şiddet dizisinde hınç ve nefret içinde
çapraz ateş ile kelimeleri rol icabı harf harf sıkarak öldürürken birilerini,
izleyip öykünenler ise gerçekte öldürüyorlar birbirlerini.
4
Sahnesi kurgulanmış muhalefet örüntüsünde
mekânın sahibi neoittihatçı hedonistler
duygu birliğinde ‘birincil vazifesi’ni öteleyip
batı’l ve darbe heveslisi her ologarjik ihtilal stratejisiyle
sırtını kutsal mavisine dayayıp obsesif laik ataklarla
linç propagandasına zerk ederken üniter mutluluğunu,
paralel kamuflaj ustaları
ikna odalarında baş örtüsüne uzanan ulusalcı elleriyle
tezlil ile hizaya tevcih ettikçe nikaplı kerimeleri
devleşiverdi mütedeyyin köken.
Her menfi halden bu yan,
parasal oburluk rejimi! otokratik eko!sisteme
bağlanan alavere dalavere ithal umutlar,
temize çekerken tüm kutsal kirini,
eko’layzır gevezelikle
bipolar ve obsesif ’bozukluk’ içinde yol alırken
kraldan çok piyonik kralcı
vefadan değil riyadan
tamamen yitiriyor politik ‘özgür.l ağırlığını.
‘Bu ahval ve şerâit içinde’
her ifada varlık nedeni komplo kültüne aşılayan k’atılımcı,
en kötülerin yönetimine pervasızca inandırmışken kendini
ortaya karışık sunulan gizli tanıklık ve itirafçılık
etkin pişmanlığın sularında karaya vuruyor silkelenmiş kleptoraksi.
Hafifmeşrep ‘dahilî bedhahlar’ pavyon masalarında
simbiyotik ‘böcek’lerin, poliandrik t’üreme mecrasında
eril g.sözler irtikap ederken kurulan asimetrik kakistokrasiye
‘utanmak, kamusal bir sorundur’ diye seslenen bir dış ses
‘kuzu kurt ile dostça yaşayıp giderdi
koltuklara bu kadar kurulmasaydı ahlak.’
diye sürdürdü sözlerini.
Gerçeğin gözlerine parmak sokan
sanatın! bu dalında, anlıyorum ki
aslında utanmak diye bir tanrı yokmuş,
ince hastalığa yakalanmış ahlak bir ‘hiç’ duyguymuş.
‘Fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş’ vakar halk,
Kıt aş ile mutFakta butlan iken
fesat karışan eko’lojik muhalif hevese karşı mutlak butlan ile
yolları kesişen dost ile (eski) düşmanların.
Nasılsa muhtaç olunan yegane kudret,
damarlardaki asil kanda mevcuttur!