Ufaklık
Özlem kara bulutlarla geceye dökülürken
Gök gürültüleri tırmalıyor sensizliğin kıytı köşelerini
Benim yamamaya çalıştığım gerçekler sökülürken
Ayyaşlar boşaltıyor şarap şişelerini
Sarhoşluğun etkisi kaplıyorken ruhumu
Karanlığa esir düşmek kırıyor gururumu
Rüzgar kızgın kızgın penceremde soluyor
İçimde cılız bir ses geçmişi sorguluyor
Yanlış yalan kaçamak cevaplarım bu gece
Ve haklıyım aslına bakarsanız kendimce
Boyumu aşıyor hasret öğrendim yüzmesini
Karşılıyor bedenim bır ışık üzmesini
Götürüyor geçmişe anılarım ansızın
Kapanıyor o anda kanayan yürek sızım
Bir çocuk oluyorum günahsız ve körpeyim
Almayın onu benden geçmişe götürmeyin
Hayallerim tap taze ellerim kadar masum
Gelecekten gelen ben geçmişimde mapusum
Muebbete dönsede kalsam gitmesem geri
Tanışsak ahbap olsak bilmem beni sever mi
Anlatsam dertlerimi oturupta yanına
Ve gerçekleri eğilip söylesem kulağına
Ne tepki verir bana kızar mı ki acaba
Yoksa kaçıp küsermi bağırır mı ki bana
Belkide sever beni unutturur her şeyi
Belkide akıl verir kalma burda gön geri
Git ve başla hayata kaldığın yerden başla
Ve beni ilerde üzecek şeyler yapma
Belki dinlerim ben de o ufaklığı
Dönerim geri bende bırakırım saflığı
Belkide beraberce biraz oyun oynarız
Doymadım çocukluğa belki onla doyarız
Ve günün habercisi güneş öperken beni
Sıcaklığıyla sarılıp ısıttı bedenimi
Bir rüyadan uyanıp hoş geldin dedi gerçek
Ve yumurcak göz kırptı korkma dedi geçecek
El sıktı uzaklaştı geçmişe doğru birden
Bir sıkıntı kapladı yüreğimi derinden
Baş başa kaldım yine kendimle yapayanlız
Yüreğime bir sancı yayıldı ki amansız
Ufaklığın sözleri geldi bir an aklıma
Mutlu olacam artık söz verdim ufaklığa