Umursamaz
Kaç yazım daha kaldı, kaç güneş, kaç bahar?
Şu üşüyen ellerimde avuçlarının izi var.
Bir yanda çaresiz, deli dolu umutlar,
Bir yandaysa gününü gün eden o umursamaz.
Şu uzak şehirler bir bir yakın oldu,
Dindi tüm bu acılar, birer birer kayboldu.
Kalbimdeki bu nehir tüm odacıklara doldu,
Öbür yandaysa gününü gün eden o umursamaz.
Bu dikenli yolları dümdüz ettik biz çoktan,
Oysa var olmuştuk biz hiç yoktan.
Sen ne söylersen söyle, sevgiden, umuttan,
Diğer yandaysa gününü gün eden o umursamaz.
El bildiğim insanlar, bak, bir adım yakınımda.
Sana verdiğim değerin çeyreği yok inan onlarda.
Ben senin için koşmayı bırakıp uçsam da,
Karşımdaysa gününü gün eden o umursamaz.
Umursasan ölürdün, pulların dökülürdü.
Heybende birikmiş o yalanların dökülürdü.
Dilin “Gel.” deseydi, garip gönlümü götürürdü.
Aklımın tam ortasında gününü gün eden o umursamaz.