Utandırmak İçin Adımı Tekrarla Dasha
Bu şiir, 21.11.2017 tarihinde günün şiiri seçilmiştir.
Bu kartı sana İstanbul'dan atıyorum
Gereksiz baş ağrıları
suya eğilmiş yüzümün acı tadından vazgeçişler..
Oysa;
yorgun ve kendi kapımı çalacak kadar yalnızdım..
Kendini tekrar eden Tanrılar
yenilikçi olamadıkları için aydınlık hapsoluyordu ruhuma,
bir düşle
sırtın dönük gittiğin bu şehir siliyordu gözyaşlarını acımasızca..
Bu kartı sana İstanbul'dan atıyorum
Kendi kanımı kendi damarlarıma enjekte edeli tam 21 gün oldu
hayatı hiçleyişimin filmini henüz çekemediim..
Ötekilerinin isyanları henüz bastırılamadı şehirde,
tamamlandıkça eksik kalan bu sesler
artık onların fısıldadıkları sözcükleri eritip
kendimi uyuşturacak bir tür antidepresan almamı sağlıyordu..
Hak ettiğimizi inkar edemeyiz -
bu medz bazar içinde
bütün korku içinde yaşar,
göz yaşımdaki yasda..
Ve dedim ki aynadaki suretime;
senin sevgin yaşamdan iyidir
bu yüzden dudaklarım seni yüceltir..
Ömrümce övgüler sunacağım, senin adınla ellerimi kaldıracağım..
Ağzım sana övgüler sunacak
hatırla -
dedim sana ve gittin sen o gece..
Piçlik meşrudur sevgilim -
neden sorusu piçliği yok eder..
Bu kartı sana İstanbul'dan atıyorum
Hayatı uzaktan seyreden, tamamen tepkisiz. edilgen ve kendini yücelten, üstün kılan bu adama neden açmadın kapılarını Dasha!
(senin acı kışını eriten deli bir fısıltı)
Sonsuza dek ruhumdaki bu acıyı bir kez çarmıha gerdim
içinde gömülü,
bir yanlışlık olamaz mı Dasha?
Zamanın kumları benim için mi aşağı akıyor?
Ne düşündüğünü bilmek istiyorum,
bilmek istiyorum..
(mezarında çıplak iken, o yalnız kaldığında)
Bir karanlık ve güneşi kör eden bir ninni
duvarda yazı
meselde bir azir..
O, ışıktan korktu
o, feda etti
(Ve o, Tanrı ve gazabından onun emri ile ifşa edildi..