Uyanış
Ben büyük şehirleri, geniş caddeleri yüksek apartmanları;
Denizi mavi, göğü berrak, çiçeği taze hayatları severdim.
Büyüdükçe küçülen tepeler, dağımdaki bulut, avucumdaki kar
Ve bütün ağırlığını unuttuğum hatıralar
Silinsin zamanın kalemiyle gözbebeklerimden isterdim.
Ben sönmeyen ışıklarıyla sarhoş mekanlara,
Topuklarında dünyayı taşıyan, gece yanığı kadınlara
Bedenlerimiz kadar kıvrak şarkılara hayrandım.
Pazeninde bin bir telaşın izi,
İki göz hayatında kahrın en samimisi anamın
Şimşek kesikleriyle malul göğüne biganeydim artık.
Dilemezdim bir sabah tutsun elimden babam
Bayramlık sevinçlerden tattırsın oğulcuğuna
Bir şehir rüyası satın alsın köy çocuğuna.
Denizaşırı yolculukların, pervasız rüyaların
Tutkulu aşkların delikanlısıyken
Bitti çamur bilyelerle yuvaladığım umutlar
Ve ufka dokunduğum dağlar eğildi.
İsmime vurdum ansızın başımı
Bir hırsız sökerken mezar taşımı.

Hoş bir seda ile [b]severdim[/b] diyor girizgah... Ardı hüznün gölgesinde s/aklanmış lirik bir dil...
Dünyanın bütün türkülerine ceplerine doldursam koca bir çocuğun,sonra tutsam ellerinin o ücra yalnızlıklarını ve yaşamı bir hamlede ruhuna üflesem ! Anası gibi şefkat olsam,babası gibi alın teri koksam ve şiir sunsam şebi yeldada biter mi bu adına her ne deniyorsa'lar?
Gelelim şiire,yerinde ve belki zamanın ötesinde bir başarı ile dikilmiş buldum karşıma...
Eyvallah şair,nicelerine...