Uyuyan Sayfalar
I
Şiirler büyülemez bizi
Tarihler boyunca büyülenmişiz zaten
.
Masallar uyutamaz bizi
Tarih sayfalarında uyutulmuşuz yüzyıllardır...
Çocuklar çıplak ayaklarını
Kırmızı lalelere basarak gezer
.
Papatyalar iklimini şaşırıp ansızın bir şehidin başına taç olur
Kurşunlar ölüm haberini taşır usanmadan
Akbabalar kurşunu izler göç edercesine
.
Öykülerin konusu hep biz olmuşuz
Destanları biz yaratmışız
Oysa ülkem hala yitik...
.
II
Hasretimiz tütün kokmuş yüzyıllardır
Umudumuz sigara olmuş dudaklarda ince duman yanarak
Korkumuz kayanın arkasında sessiz pusuda
Sesimiz gecenin karanlığında kaybolan
Aşklarımız çıplak ve sade
Türkülerimiz kan ağlar, ölüm kokar
İki kurşun arasına saplanmış yaşantımız
..............................................Her an kanatır korkusuyla
İşkencede çığlıklar yükselir gökyüzünde kara bulutlara
Gül olarak dökülür sevgililerin ak alınlarına
Hainlikler çamur gibi sıçrar paçalarımıza
Pusuda yatan cellât her köşe başında
Can pazarı.......Bit pazarı .......
Bakışlar donuk ve mat
Gözyaşları çoktan kurumuş çöllerde
Yüreğimiz kuşatılmış tel örgülerle
Gardiyanlar bekler kapıda...
Ölüme sevdalanmışız
Sevgilimiz barut kokar, soğuk ve demir
Bebeler öksüz doğar
................................Kan ağlar
...........................................Yoksulluk emer
Gecenin sessizliği hain pusuda
Bir köy kuşatılmış yine
Açlık ölüm getirir köye inende
Bir bebe daha öksüz doğar
..........................Kurşun çığlıkları arasında........