Uzuvlarımın Çatışması
Hicran yüklü yüreğim,
sızlatma daha fazla kendini...
Kabul et bunu,
O, senin taşıdığın sevgi kadar büyük değildi.
O denli büyük olsaydı eğer,
eksiltmezdi Biz'i birer birer.
Mahmur geceliğini giymiş esrik gözlerim,
çıkarma sende
gri bulutlarına yüklediğin yağmuru sefere.
İndirmesinler yükünü
kefen renkli yüzümün kıyı şeridine.
Bir kez olsun yanaklarımın patikası
benzemesin nehre.
Bakma masamın devrik lambası gözüme.
Ne kadar istesen de,
Bugün yarışmayacağım seninle.
Ferim takıldı bir gidişin ayak sesine,
ışığın mağlup eder beni bu gece.
En iyisimi söndür sende ışığını
yas tut benim gibi gücün yettiğince.
Uğuldamayın sokağımın taş duvarları sizde.
Nasıl ki aşk naralarını fısıldıyorken dudaklarım
Pür dikkat beni dinliyordunuz.
Sükûnetinizi koruyun yine.
Hatırlatmayın fısıltıları,
suskunluk giymekte olan dilime.
Mazgallar bile ağlıyor şimdi halime.
Ve yeni yeni anlıyorum
tebessümlerinin yılan kıvrıklığında "git" gizlediğiniyse.
Sahi 'hiç mi geldin' bana?
Bu yüzden miydi
az gelmeyip Aşk'a
hep gitmelerin Ayrılığa?
Ben ki kalbinin sularında yol almış
gelecek yüklü geminin tek yolcusuyken
Ne gerek vardı umut filikalarını çalmaya?
Kaderim boğulmak mıydı teninin beyazlığında?