Vazgeçme
uçsuz bucaksız,
keskin ufukların arasında.
sıkışıp kalmış,
karanlık yerler var.
karanlık ve soğuk.
içten içe boğucu.
bir o kadar da erişilmesi zor.
çok zor..
üzerinden esip geçen,
sessiz rüzgarların,
sert soğukları kadar,
keskin ve dondurucu.
gözler hep korku dolu..
görünmeyen bir yol var önümüzde,
kapıları kilide vurulmuş.
upuzun ve ucundan
geçilmeyecek kadar dar..
yere düşen yağmur,
Tanrı'nın emri.
sütün hakkı annen,
O'nun emri.
hiç birşey suçun değil çocuk,
dağların ötesinden gelir,
serin rüzgar,
eser geçer üzerinden.
alır herşeyi yüreğinden.
ama sen,
sakın vazgeçme.
küle vurduğu,
yüreğin yangın yeri.
göz yaşı dökme.
söndürme alevi.
üşenmeden peşinden koş.
vazgeçmek yasak bu şehirde.
ne kadar dökülsede kalbin yerlere,
ezip geç onlarıda, göz ardı et.
herşey bir gün döner geri elbet,
sakın vazgeçme.
yalnız kalırsın,
ayakların her adımda,
yollarına sinmiş kar gibi erir.
yağmur gözyaşından yığılır ayak uçlarına.
yollar biter sanırsın,
ama vazgeçme,
biten yol değil,
hayallerindir.
inan ve,
vazgeçme.