Yakmalı Kardelen Aşkın Kandillerini.
Geçmiş zamanlar buğulanmış toprağın da,
usul usul yükseliyor zihnimin semasında,
gözlerimde bulutlanmış anlar,
yağağacak hüzün.
Belli!
Bir yolsa yürümüyse ömür,
ve ben kavşaktaydım.
dönüp, rolümün rutinlerini oynamak,
ya da bu tabelasızların birini seçmek gerek
Yeni bir saksıda çiçek olmak da var,
köklerine uygun toprak bulamamakta.
Hayat ?Sorgulayan Denemeler?/iyse
Bertrand Russell 'in,
böyle komplike bir problem için
acaba o ne yapar diyorum.
Daha ne kadar sorgulanacak
daha ne kadar sınanacaktım senle...
Hayat!
Kavanoz diplinin, dibindeyken,
halen kurşun ağırlıklarımla,
domuz bağından düşünceler gergefinde
nasıl gidebilirdim yukarı?
Ve...
Bir düş yaşamış.
Bir gerçeğe uyanmıştım...
Düşe dönemezdim,
yol tutup yürümeli idim,
tanıdık olmayan bir sokakta,
Kader!
Güneşi takip etmiş.
Büküp boynumu efkarımı tohumlara dökmüştüm.
Bir gün çiçeği gibi,
kendi tenimde kurumuştum.
Şimdi bu aykırı tohumlardan beni kim,
Ayıracaktı...
Şafak vakti sanki zaman,
arafta heyecanla beklediğim
sevda;
depreşiyor küllenen,
Ateşinden!
Ve zaman o zaman
yakmalı, kardelen aşkın
Kandillerini!