Yenildim Anne

Arsızlar,
Huysuzlar,
Laf anlamazlar,
Devrildi yüreğime de, yıkıldım anne.
Her oyunda kör ebe olan.
Her kavgada dayak yiyen, benim anne.
Her ayrılıkta boynu kırılan.
Her karanlıkta yalnız bırakılan.
Benim, benim anne.
Hayat denen şu düşte,
Durmadan sınıfta kalan.
Benim anne..
....
Saymadım.!!
Kaç geceyi,
Sırtımın kamburunda ulaştırdım sabaha.
Kaç yarayı,
üfleye üfleye iğleştirdim.
Kaç ateşe, kirpiklerimle şu taşıdım.
Sonra.!!
Döndüm baktım da.!
Bir arpa boyu kadar,
yol almamışken ömrüm.
Bir gram yaşam bırakmamışlar payıma anne.
Kırk yıl yasını tutsam bu gidişatın.
Kırk yıl duyulmadı, tek bir yakarışım.
Kırk yerinden,
çöktüler umudumun boğazına.
Kırk'ı ma kırıklar biriktirdim anne.
....
Koca bir günahım ben.
Yaratanın yetimi,
Yaratılanın ötekisiyim.
Ne sevabından pay düşer bana.
Ne heybesine sığarım bir tövbenin.
Celladın kılıcıyım.
Vurdukça kendimi körelttim.
Azgın bir ırmaktı şu senin oğlun(Kızın).
Vurdu kendini en hırçın dağa.
Aktı - Duruldu.
Kurudu,
Kurudu be Canım Annem.
....
Bağlasam zincirede, durmaz dediğin.
Yüz yıl geçse de, uslanmaz bildiğin.
Uğruna ömrünü heba ettiğin.
Hal bilmez bir yare, kandı be anne.
Darağacına kendi ipini çekti be anne..
....
Gördün mü?
Sen şafak sayarken beni.
Bir bahar sabahında,
gecemden yıldızları aldılar anne.
Diyordun ya.!
İstesen dünyayı tersine döndürürsün.
Avucumdan düşlerimi çaldılar be anne..
....
Deniz sanıyordun ya sen beni.!
Çatlak bir testiymişim.
Taş sanıyordun ya,
şu göğsümde taşıdığımı.
Bir toz zerresiymişim.
Yandım,
Yanıldım,
Yıkıldım be anne.
....
Kırkını devirdim,
kırk şey öğrenmeden.
Kırk günah işledim,
Tek sevap bilmeden.
Kırk kere kırıldım,
Sargıya minnet etmeden.
Tükendim,
Yoruldum,
Yenildim,
Yenildim be anne...
....

Sadullah Karakaş

Yorumlar
  • Henüz yorum yazılmamış