Yıkılan Aşkın / Kalan Enkâzı...
///.Elimdeki kalemi kırıp
İçinden mürekkebi akıtıp
Sayfalardan tüm harfleri siliyorum
-Geleceğe giden yön değişip,
-Rota mutsuzluğa çeviriliyor
Ve önlerdeki uçurumlara aldırmadan,
Yürek düşüşlere sürükleniyor.
Arsız bir mutsuzluğun
Yersiz gelişiydi gençliğimi(zi) yıkan
Adına sövdüğümün kederi ! değil mi-
Kalplerde derin yaralar açan ?
Talihsiz sevdalılar ülkesinin,
Zulme açık şehrine
Çok erken girişti bizimkisi.
-
///Acının kölesi olduk-ölesi bir zamanda.////
-
Çaresizce yıkılan iki çift bedenin,
Yüreğinde barındırdığı acı sonuyla
Çileye dost,mutluluğa düşman olmuş
Gülen gözler tebessümü çoktan unutmuş
Ve hayat "al sana" der gibi tokatını vurmuştu.
II.
Şimdi yaşayan aşkın/Ölü zamanı !
Ve dirilen çilenin yüreğe can çekiştirişi.
Bu yoldan dönmek diri diri toprağa girmek gibi-
Bile bile acıyı kabullenmek kadar ızdırap verici
Hiç bir hikayede anlatılamayan
Hiç bir romana sığamayan
Gerçek aşkın yalan ayrılığı olsada
Yürek almıyor ayrılığı içine
Elinin tersiyle itiyor adeta !
Masum bir aşkın,
Sevdaya öksüz kalışına
-Gece yıldızlar,
-Gündüz güneş şahit
-Denizde dalgalar,
-Üstünde uçan martılar şahit
-Kırdığım kalemim,
-Döktüğüm mürekkebim
Birde yazığım bu nankör şiirim şahit !