Yoksun Ağacım
Haziran
Düşüm gebe
Yaşım soğan cücüğü
Anadolu'da kolay bulunan
Issızlık serili
Tozlu topraklı
Boylu boyunca tıknaz
Ama en uzununa
Dönmek üzereyken gün
İstanbul'un ter döktüğü
Kendimden taştığım
Pürüpak gökyüzüne
İlk ciddi gözlemim saysam
Yeridir hani
Kısılı bir odak düşerken
Nazarımdan gözüm bebeğine
Ağlak bir istek ile merceğimden...
Düşe kalka çıkıyorum derinliğine
Uzanıp sessizliğinde bahçemin
Yeşeriyor anlam yükleme çabam
Çimenler üzerinde
Serili halımın bozkırında
Cangılında börtü böceklerin...
İpte mandallanmış çocuk zamanlarım
İçe kapanık don, atletimi dürtüyor
Sürüncemedeki esinti ile
Kurutuyor içe bükülmüş hislerimi
Yürek atımlarım
Ne zaman görsem
Komşumun elindeki
Çemenli ekmekte gözüm
Kavgasındayken gülbeyaz
Aşırdığın elin öpeyim
Bir gün benim de
Ekmek tutar elim
Öpüp başıma koyduğum
Bu borç kapanmalı
Fısıltıları arasında kuşların
Kıpırdamadan
Ekmek kırıntısı hayalleri
Gerçekleşiyor serçelerin
Çocuksu düşlerimle
Maviye beyazlar giydirip
Ergen hayallerime
Yaş atmaya uğraşıyorum
Ah heveslerim
Yetişemiyorum yetişkinliğime...
Kucağında hafiflettiğim hatalarım
O kadar barınaklı
O kadar şımarık
Dizindeyken başım
Pamuk tarlası bu
Ellerimin uzandığı
Cıvıl cıvıl çocukluğumun
Ataerkil asiliği
Bir varil suyu devirip toprağıma
Suçum kova kova terletirken
Ağacım altındaki sofraya
Bağdaş kuruyorum
Salıncağımı bir adım daha
Yaklaştırıp gökyüzüne
Huzuru soluyorum...
Geleceğime nakış örülen
Briketler üstündeki dostlukta
Ayağım üşümesin diye
Örülen giysim
Geleceğimi düşünmekte
Yüzleri güneşten kızarmış
Kadınlarımın sohbetinde
Yerimi alıp çimenler üstünde
Doğayı öğreniyorum
Koklayıp buram buram
Minderim üstündeki uykularıma
Rüyalarımı ezberletiyorum...
Haziran
Düşün gebe
Yaşın soğan cücüğü
Nazım ölmüş
2. yaşına emeklediğinde
Nazım komünistmiş
Sen komünist misin Anne!
Demem o ki yok
"Keçi keçiden,
Koyun kendi bacağından asılır
Mecmuadaki haberi
Tek başına basılır"
Çiçeğin görücüye çıkarmış
Gerdanından öptüğüm
Yaprağından sinek kayar
Meyvesin kucağında
Yaklaştırıp göğe
Dallı budaklı hayallerimi
İvmelenen salıncağımla
Kayısı ağacım çiçeklenmiş
Gelini bahçemin gelini
Arkadaşım benim
Sadece sevmeyi biliyorum...
Gecesinde yıllarca
Aynı semanın
Ezberimde yıldızları ile
Ağzımdan dökülüverir
Onca zaman
Kimisi tek başına
Kimisinin takım adı
Dilime diktiğim tüyleri yeşertir
Kimine bükülmüş gelecek
Kiminin geçmişine sebep
Cüce bırakılmış renkli parlak kişilik
Kimisi uzaklaşırken
Aşk ile kızıllaşıp
Yakınlaştığında kimisi
Somurtuk mavisini bırakır
Bugünkü günüme düşen yıldız
Geçmişimden haber saldığım geleceğime
Nasıl karar verir
Yitirilmiş zaman
Devrederken kendini
Bir başka boyutun kucağına
Kaos zamanıdır zaten
Ağacımın batışındaki
Şarabi kızıllık
Meydan okurken güneşe
Gün kurur
Düşer avuçlarımdan turuncusu
Dilimde yitik mayhoş adın ile
Özlemim artar
Elini oğuşturan balta
Ağacıma bilenir
Saksıda soğan, maydanoz
Domates, biberiye
Bir terasta
Yaşamaya direnir
Uzaklığını ölçer yüreğim
Yeşil çimenlerin
Gözden uzak gönlüme yakın
Ciddiyetle gözlemlerim ikincisinde
Desem yeridir hani
Düşerken kısıtlı bir odak nazarımdan
Kendiliğinden büyümüş göz bebeğime
Ağlak bir istek ile merceğimden
Düşünüp kalıyorum sessizce
Uzanabilsem yine
Anlam yükleme çabam olmadan
Çimenler üzerinde
Serili halımın bozkırında
Cangılında börtü böceklerin...
Korktuğum kelp dost kapısında
İnatçı gölükle dost olur
Seslendiğim kedi
Anlamak istemiyor reflekslerimi
Yudumladığım oran kâfi
Gözyaşındaki kırılgan ışık
Tuzunda yumuşatıyor kendini
Kardeşlerimi düşünüyorum
Bir de elekten geçirdiğim yenilmelerimi...
Uykuya zorlanmış direncim
Kendime gelme çabama
Cevap vermeyen
Hissiz bilincim
Sarhoş ayaklarımın temposu
Kendi geometrisiyle
Sekizer katetmek istiyor
İstemsizce
Ezbere kazınmış yolu...
Dönerken tüm galaksi her zerremde
Atın kenardaki döşek üstüne
Yavaşlamış ağır bedenimi
Hızına yetişemediği düşünüsü
Yıldızı ile hizalanıp
Işık kesilirken cümle aleme
Narin omuzların eklemine
Çivi gibi düşsün başım
Güneşini tavaf edip
Zamansız döngüsünde
Sayıklasam kulağın vorteksine
Çoklu evrenlerden aşırdığım
Sevgi cümlelerini
Sadık ve narin
Omuzundaki konuklukta
Kızıl bir uzaklıktayken yüzüm
Mavinin yanılsamasında
Bağrını aç yanaklarıma
Zamanı değilse de şimdi
Uyandığımda
Sarılmalarım anlam bulsun
Sonsuza dek sekiz çizerek
Geometrisinde sevginin
Yoksun ağacımın
Düşmüş gölgesinde
Olasılığında düşümün
Çimenler üzerinde
Serili halımın bozkırında
Cangılında börtü böceklerin...

Gün döndü, ben döndüm... Keyifli okumalar 😌 https://music.youtube.com/watch?v=PdLDp-7BkII&si=JUKL8dIJv5c1dYH_