yüreğime düşen ayaz
gözlerimde yalın ayak bir hüzün
yüzümde matem
dudaklar suskun
ney çalan rüzgârlara yine savruk saçlarım
uzaksın bana kardelen
uzak...
sen bana yasaksın ben sana tutsak
n'olursun git düşhanemden
gözlerini bulama akşamlarıma
hoyrat bir iklimdeyim kardelen
derdolduğum
sen bana yasaksın ben sana tutsak
sabah ayazında su buğusu gözlerin
ve kış gibi serin ellerin
hep öyle derin mi b/akacaksın
ey nar çiçeğim
n'olursun tenime diken diken batma
can dediğim
sen bana yasaksın ben sana tutsak
tanrı bize kızgın mı ne !
süpürmüş baharı yazı
ki şimdi mevsim hazan
kalplerimizde şubat ayazı
gri özlemlere itilmiş benliğimiz
akşamlarımız ziyan
tarumar sabahlarımız
-ikindilerimiz
paramparça cam kırıkları gibiyiz
biçarem
sen bana yasaksın ben sana tutsak
yüzümüze sinmiş katre-i matem
yalın ayak hüzünlerin adıyız
ben uçurum uçlarında kekik kokusu
sen gelincik tarlalasında kan kızılı
hep hüznün şelalesinden akmışız mesafelere
su gibi üşümüşüz
yanmışız kibrit alevinde kardelen
kahrolduğum
sen bana yasaksın ben sana tutsak
çekirgeler ikiye böldü baharı
içinden argın yorgun bir yaz beliriverdi
derken...
kırık kanatlı uğur böcekleri düştü kışa
şehadet parmağımızdan
ihtiyar cübbesine büründü zaman
kum fırtınalarında bulduk bizi
darmadağın
çehremize hasretin derin izleri düşmüş
ocağımıza kömür kokusu sinmiş
yanmışız
bağdat gibi küllerinden doğmuşuz
doğmuşuzda ne olmuş
kardelen...
sen bana yasaksın ben sana tutsak
menziller çırılçıplak uzamış
Allah bilir
kaç yol ağlamaklı yürümüşüz
ıslak kirpikler dökmüşüz gözyaşı gecelerinde
tek tek vurulup düşmüşler
büyüttüğümüz düşler
gözyaşlarımız mum ateşinde üşümüşler kardelen
buz tutmuş cehennem
elimizde üşümüş demet demet kar çiçeği
kardelen...
sen bana yasaksın ben sana tutsak
umutlarımızın kırıldı eli beli
alnımıza yanık buğday ter düştü
bir ses ....
bize kan kırmızı diyor gelincik tarlaları
ve yapraklarında felaket tellaları
n'olursun
topla kızıl saçlarını
unuttur seni bana kardelen
hasretle yaşanmıyor
sen bana yasaksın ben sana tutsak
n'olur öyle ıslak b/akma artık içime
öyle yaslı
öyle mahzun
argın yorgun akşamlarıma değme
düşme göz bebeklerime
beni gam yüklü teranelere sürme
kardelen....
sen bana yasaksın ben sana tutsak
evet...
sen gecelerime hasretle düşen aksın
düşlerimde alnından öptüğüm yârsın
aynaları bana küs eden cansın
yasaksın bana kardelen
yasak
sen bana yasaksın ben sana tusak