Zaman
Hep neşeyle geçmez ömrümüz
Bazen,hüzün şarkıları çalar bu diyarda
Bazen fırının önünde bekleyen aç çocuğa dalar gözlerimiz
Bazen,bir tabutun arkasından giden üç-beş kişilik kalabalığa
Bazen uzaklara dalar gideriz
Bayram sabahı giydiğimiz bilekten bağlı kahverengi ayakkabılara
Gül suyu kokar babamın eli
Sevinçle öperken bayram sabahlarında
Hafızamızı zorlarız unuttuğumuz ne kaldı
Bazen bir sohbettir hatırladığımız
Bazen sadece bir bakış
Bazen belli belirsiz bir tebessüm
Gül kokar babamın eli bayram sabahlarında
Yine çocuk olası gelir insanın
Sevgiyle sarmalanmak,elinden tutmak istersin
Bakakalırsın elinden kaçan uçan balonun arkasından
Sonra gidip akide şekeri alırsın,şekerci Mehmet Amca'dan
Düşünürsün;
Geçen zaman mı,zamanın içinden geçen insan mı
Baban el sallar tebessümle sokağın başından
Koşmak istersin,
Ulaşmak istersin
Adımların ağırlaşır
Sokağın başına vardığında
Saçlarına kar yağmıştır artık.