Zamansal Bir Mesele Değil Bu
senden alıntılıyorum zamanı
bakışından
dokunuşundan
yumuşacık teninden soluyorum varlığımı
çözmek istemediğim bir gizem var gözlerinde
uzun ve ızdıraplı bakışlar saklıyorum içimde sana karşı
keşke anlasa diyorum
keşke anlasa da
doya doya koklasam saçlarını
parmaklarına fısıldamak istediğim sözleri düşlüyorum
nefesini yakalamak havada
ve
durdurmak zamanı
bir resim çınlıyor ansızın beynimde
kaderimi çiziyor bana
tek kahramanımın sen olduğu
özlüyorum
biraz zaman süzüyorum dokunuşlarından
dudaklarıma sürüyorum seni
her şey üşüşüyor başıma
sonra her şey kaçışıyor benden sana doğru
umursamazlığım en üst seviyede artık
dünyalar yıkılıyor dudaklarımın aralığından
ben ise
sadece
seni görüyorum
giderek ağırlaştırdığım minnacık bir zamandan
yol oluyor sonra saçların
yolculuk ise
yapılması en gerekli şey o an benim için
ve
öylece yürüyorum
yönünü umursamayan
arsız bir yolcu oluyor birden bire tenindeki ellerim
her şey
bir tutam hissin ortasında eriyip gidiyor
korkmuyorum
çünkü
nereye gideceğini çok iyi biliyor
içimde sana büyüyen o hissim
sen söyle
nasıl mümkün olsun ki
böyle bir hissin peşine düşmeyişim
sonra
bir tutam daha zaman çalıyorum teninden
dudaklarıma sürüyorum yine seni
arınıyorum tüm gereksiz endişelerden
olabilecek
en saf şekliyle biliyorum artık gerçeği
dudaklarımdaki o zaman
sadece benim
ve
peşine düşeceğim tek zaman
ben bilmiyorken bile hep sendin