Zaten Hiç Gelmemişti
saatlerce bekledim dün
uyunmamış bir geceyi daha
karşılarken gün
.....gelmedi Zehra
oysa!
günlük şeylerden konuşacaktık
deniz atlarının,
dört nala gezdiği kumsallarda
kağıttan kayıklar yapıp,
taş sektirecektik sularda
sözümü bitirmeye çalışacaktım
kaldığım yerden
koparılmış bir düğme gibi
dikilmeyi beklerken
sular seller gibi konuşacaktım
kendi suskusunu lanetleyen ben
kıyametimi anlatacaktım
elimde olmayanımı
ne yapsamımı
korkuluklarını kapalı pencerelerimin
yarım kalmışlığımın gizlerini
nereye koyacağımı bilemediğim ellerimin
avuçlarımdaki tırnak izlerini
gözlerini anlatacaktım gelemeyenin
saçlarını,yüzünü
bol kahkahalı bir vedayı
ve,
kahkahaların içinde saklanan hüzünü
gideni
kalanı
yalanı
tebeşir kokulu yıllarımda
adı sevincim olanı
anlatacak çok şeyim vardı
direncim vardı
gitgide azalan
.......gelmedi Zehra
ne dense yalan
zaten hiç gelmemişti
açık denizdeki
sisli bir ufuktu
zamansız bir iç çekişti
zaman ötesine taşınan tutku
yanağıma gömülü yumruk
özlenen anılarım da yolculuktu
antalya.2002